Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2349 K.2025/9525
10. Hukuk Dairesi 2025/2349 E. , 2025/9525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1924 E., 2024/2689 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/351 E., 2024/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mali müşavir ...' e ait .. sicil no.lu işyerinde .. sigorta sicil numarası ile hizmet akdi ile 01.08.1996-10.08.1996 tarihleri arasında çalıştığı sonrasında aynı işyerinde 23.08.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, devam eden sürelerde 23.08.2000-10.03.2003, 01.07.2006-31.01.2021 ve 01.09.2022-05.03.2023 tarihleri arasında ... yanında hizmet akdi ile çalıştığını, 06.03.2023 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, Kurumun 23.08.2000 tarihini işe ilk başlama tarihi olarak dikkate aldığını, müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, 01.08.1996 -10.08.1996 tarihlerinde davacı liseyi bitirmiş ve eğitim öğretim faaliyetine üniversiteye başlayana kadar kısa bir ara vermiş, bu dönemde de fiili olarak babasının yanında günün asgari ücreti karşılığı çalıştığını, daha sonra 18 yaşını 29.04.1997 tarihinde doldurarak reşit olduğunu, bu nedenle 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükmü doğrultusunda sigorta başlangıcının 29.04.1997 olarak kabulü gerektiğini, bu nedenlerle davacının dava dışı .. işyeri tescil no lu ...'e ait işyerinden bildirilmiş olan 01.08.1996 -10.08.1996 tarihleri arasında 10 günlük Kurumca tescil edilmişken iptal edilen hizmetlerinin geçerliliğinin ve bu sürelerde mülga 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi kapsamında sürekli ve kesintisiz hizmet aktiyle çalıştığının tespitine, sigorta başlangıcının 506 sayılı Kanun'un 60-g maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 29.04.1997 olarak tespitine, 21.05.2023 tarihli Kurum işleminin iptali ile davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve bu tarihten itibaren ödenmeyen tüm yaşlılık aylıklarının yasal faizleri ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dahili davalı cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babası olan ...'e ait işyerinden 01/08/1996-10/08/1996 tarihleri arasında davacı adına bildirilen 10 günlük hizmetin, "sigortalı ... T.C. Kimlik numaralı ... 'nun 01.08.1996 tarihli ilk sigorta başlangıcının yapıldığı .. sicil numaralı işyerinin babasına ait işyeri olduğu tespit edilmiş olduğundan, bu işyerinden bildirilmiş olan ( 18 yaş altı) çalışmaları dikkate alınmamış olup 18 yaşına girdiği tarihten sonra uzun vadeye tabi ilk işe girişi olan 23.08.2000 tarihi ilk işe başlama tarihi olarak dikkate alındığı" gerekçesiyle sigortalılıktan sayılmadığı anlaşılmakta olup somut olayda; davacının 01.08.1996 tarihinde babası ...'e ait .. sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi ve davacı adına 01.08.1996-10.08.1996 tarihleri arasında hizmet bildiriminde bulunulması, dönem bordrosunda adları yazılı olan tanıklar ve davacı tanıklarının beyanları ve toplanan diğer deliller ile davacının anılan tarihler arasında babasına ait muhasebe bürosunda hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığı, üniversite öğreniminden sonra da aynı işyerinde 05.03.2023 tarihine kadar çalışmaya devam ettiği anlaşıldığından, çocuğun yararına konulmuş hukuk kurallarının, çocuk aleyhine yorumlanmaması gerektiği dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş, davacı taraf 25.04.2024 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 304. maddesi kapsamında tashih talebinde bulunmuş olup, davacının tahsis talep tarihinin 06.03.2023 tarihi olduğu dikkate alındığında, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken sehven maddi hata yapılarak, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken aylardan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin tahsis talebi yerinde görülerek hükümdeki maddi hata düzeltilmiş ve davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.04.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken aylardan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmekle; davanın kabulü ile davacının davalıya ait .. sicil numaralı işyerinde 01.08.1996-10.08.1996 tarihleri arasında 10 gün süre ile hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 29.04.1997 olarak tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2023 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken aylardan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 60 /G maddesi, 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası, Kurum yazıları, ile bodro ve komşu işyeri tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.