Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16127 K.2025/9611

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/16127 📋 K. 2025/9611 📅 04.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/16127 E.  ,  2025/9611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/6 E., 2022/146 K.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kurumun .. iş yeri sicil numarası ile işlem gören ... Mah. Yavuz ... Cad. No.35 .. adresinde bulunan, davalı ...'a ait bina inşaatı iş yerinde 20 Aralık 1989-30.06.1996 tarihleri arasında inşaat ustası ve bekçi olarak ayda 30 gün, sürekli olarak çalıştığını, ancak davacının çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini belirterek, davacının 20 Aralık 1989-30.06.1996 tarihleri arasında davalı ...'a ait iş yerinde, asgari ücret ile ayda 30 gün çalıştığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında ... adına işlem gören özel bina inşaatı iş yerinin 10.07.1998 tarihinde tescil edilerek 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 30.10.2002 tarihi itibariyle gayri faal olduğunu, davacının davalı iş yerinde 20.12.1989 tarihinde işe başladığını ve 6 gün sigortalı olarak çalıştığının Kurum kayıtlarından tespit edildiğini, bu kayıtlar dışında davacıya ait hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının, davalı iş yerindeki tespiti istenen dönemlerdeki çalışmalarına delil olabilecek yazılı belgeler olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 17.08.2010 tarihli duruşmada; müvekkilinin mektup göndererek davacının yanında çalıştığını kabul ettiğini belirtmiş ve yazı aslını dosyaya ibraz etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.04.2011 tarihli kararı ile "Davanın kubulü ile
Davacının 27.12.1989 tarihinden 30.06.1996 tarihine kadar tam gün kesintisiz asgari ücretle davalı ... yanında çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.10.2012 tarihli kararında; "... Davacının, hizmetinin geçtiği iddia edilen işyerine ait ruhsat ve işyeri ile ilgili olarak zabıta marifetiyle yapılacak kontrollere ilişkin tüm tutanaklar ve işyeri dosyası getirtilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanık anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, davalı işyeri sahibinin aynı zamanda kardeşi olan davacıyı sosyal güvenceden yoksun bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olması da gözetilerek iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir.
" gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 19.02.2013 tarihli kararı ile "Gebze Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 07.03.2011 tarihli yazısı nedeniyle yapı ile alakalı ruhsat kaydı başlama ve bitişi ile ilgili resmi kayıt bulunmadığı açıkça belirtilmekle bozma kararında belirtilen hususlar mahkememizce araştırıldığından mahkememizin 2010/157 Esas-2011/205 Karar sayılı 12.04.2011 tarihli kararında direnilmesine" karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2017 tarihli kararında; "...Somut olaya gelince; mahkemece aslolan kısa kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış sadece "mahkememizin 2010/157 Esas-2011/205 Karar sayılı 12.04.2011 tarihli kararında direnilmesine" denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.
Şu durumda Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kısa karar usule uygun karar değildir.
Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 21.04.2022 tarihli kararı ile "1-Mahkememizin 2010/157 Esas, 2011/205 Karar sayılı 12.04.2011 tarihli kararında direnilmesine,
2-Davanın kabulü ile davacının 27.12.1989 tarihinden 30.06.1996 tarihine kadar tam gün kesintisiz asgari ücret ile davalı ... yanında çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2023 tarihli kararında; "... 19. Somut olayda davanın kabulüne dair verilen karar Özel Dairece araştırmaya yönelik bozulmuş, Mahkemece önceki hükümde direnilmiştir. Direnme kararı davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmeksizin kısa kararın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle usulden bozulmuştur. Hukuk Genel Kurulunun usule ilişkin bozma kararından sonra Mahkemece Özel Daire bozma kararı doğrultusunda deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Ne var ki önceki hükümde direnilmiş ise de esasında Özel Daire bozma kararında belirtilen tüm araştırmalar yapıldıktan sonra gerekçede toplanan bu delillere yer verilerek fiilen bozma kararı yerine getirilmek suretiyle yeni bir karar verilmiştir.
20. Bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil bozmaya eylemli uyma sonucu yapılan araştırma çerçevesinde toplanan yeni deliller değerlendirilmek suretiyle verilen yeni hüküm bulunmaktadır.
21. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmü temyizen inceleme görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
22. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir." gerekçesiyle dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.