Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1740 K.2025/9188
10. Hukuk Dairesi 2025/1740 E. , 2025/9188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2679 E., 2024/3596 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/283 E., 2024/142 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 01.12.2012 – 19.09.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Feri müdahil SGK vekili davaya cevap dilekçesinde özet olarak; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamındaki bilgi, belge ve beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesi ekinde yer alan oyuncu ...i'nin davalı iş yerini ziyareti sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraf karesinde davacı ve diğer bordro tanıklarının hep birlikte yer alması, davacı tanıkları, bozma öncesi ve sonrasında dinlenilen bordro tanıklarının ittifak içinde davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalıştığını, iş yerinde koli paketleme işi yaptığını beyan etmiş olmaları, tanıklarının dosya içerisinde bulunan fotoğrafta davacıyı teşhis etmiş olmaları, bordro tanıkların SGK hizmet döküm cetvellerinde davalı, davalının oğlu .... (...) ve iş yeri muhasebecisi olduğu beyan edilen ...'ın işveren olarak sürekli giriş-çıkışlarının yapılması, tanıkların beyanlarında yer ve zaman ilişkilendirmesi yapmak suretiyle ayrıntılı beyanda bulunmuş olmaları ve davacıyı teşhisleri birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı yanındaki çalışmasının ispatlandığına kanaat getirilmiş ve davacının ilk defa 01.12.2012 tarihinde çalışmaya başladığı ve bu çalışmasının işten çıkış tarihi olan 19.09.2016 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla davacının davalıya ait 1127271 sicil numaralı işyerinde 01.12.2012-19.09.2016 tarihleri arasında, dönemin asgari ücreti ile hizmet akdine bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; Dairenin kaldırma kararından önce yapılan yargılamada beyanı alınan ve davalıya ait iş yerinden 25.02.2015 – 08.08.2018 tarihleri arasında çalışma bildirilen tanık ... tarafından; kendisinin 2011-2017 yılları arasında çalıştığının, davacının kendisinden sonra işe başladığının ve kendisinden önce işten ayrıldığının beyan edilmiş olması, yine 2012/Aralık - 2016/Haziran ayları arasında çalışması bulunan tanık ... .. tarafından; davacının kendisinden sonraki bir tarihte 2012-2013 yıllarında işe başladığının, davacının işten çıkış tarihini bilmediğinin, kendisi işten çıktığında davacının çalışmaya devam ettiğinin beyan edilmiş olması, Dairenin kaldırma kararından sonra dinlenilen ve 09.07.2012 tarihinde davalıya ait iş yerinden ilk defa çalışma bildirimi bulunan tanık ... tarafından da davacının kendisinden sonra işe girdiğinin beyan edilmiş olması, servis şoförü ... tarafından da davacının 2012 - 2016 yılları arasında çalıştığının beyan edilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu kanaatine varılmış, sonuç itibarıyla; 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.