Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4543 K.2025/9157

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4543 📋 K. 2025/9157 📅 29.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/4543 E.  ,  2025/9157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/784 E., 2024/2283 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/291 E., 2023/77 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının babası .. ...'ın 1998 senesinde vefatı nedeniyle davacıya 1999 senesinde ölüm aylığı bağlandığını ancak daha sonra davalı Kurumca ölüm aylığının haksız olarak iptal edildiğini ve ödenen aylıkların da geri istenildiğini, istinaf ve temyiz incelemelerinden geçen Mahkeme kararına rağmen ölüm aylığını alamadığını, bu konudaki talebinin davalı Kurumun 20.08.2021 tarihli ve E-82717274-205.03.01-29768505 sayılı cevabi yazısı ile "İlgili mahkeme kararında tarafınıza yeniden aylık bağlanmasına dair ibare bulunmadığından tarafınıza aylık bağlanamamaktadır." denilerek reddedildiğini beyanla Kurumca haksız olarak kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve ödenmemiş aylıklarının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya, babası .... .. üzerinden 3/715355 tahsis sayılı dosyadan bağlanan ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin hukuka uyarlığı bulunmadığından iptali ile davacıya kesildiği tarihten itibaren tekrar aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Dosya kapsamından, davacıya, ölen babasından ötürü 506 sayılı Kanun kapsamında 19.09.1999 tarihinde ölüm aylığı bağlandığı, davacının Almanya Sosyal Güvenlik Kurumunun hizmet belgesine göre 10.06.1991-31.12.2010 tarihleri arasında zorunlu sigortalı çalışma veya işsizlik sigortası kapsamında olduğu, davacıya bağlanan ölüm aylığının 16.09.1999 tarihinden itibaren Almanya'da çalışmaya başladığı gerekçesiyle 19.09.1999 tarihi itibariyle kesildiği ve 19.06.2001- 18.06.2011 tarihleri arasında ödenen aylıkların da yersiz ödeme kapsamında iadesinin istendiği, davacının geri istenen ölüm aylıklarını ödememesi üzerine Kurumun belirtilen tarihler arasında ödenen toplam 23.599,53 TL ölüm aylığının davacıdan tahsili için açtığı davanın Bursa 1. İş Mahkemesinin 2015/443 E. 2019/60 K. sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, davacının 22.10.2020 tarihinde Kuruma başvurarak ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep ettiği ancak davalı Kurumun 19.01.2021 tarihli cevabı ile Bursa 1. İş Mahkemesinin 2015/443 E. 2019/60 K. sayılı kararında yeniden aylık bağlanmasına ilişkin ibare bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddettiği anlaşılmaktadır.
06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle 506 sayılı Kanun'a eklenen Ek 47. madde ile “Bu Kanuna göre gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlamaları halinde, bağlanan gelir ve aylıkları kesilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Ancak, 506 sayılı Kanun'a 02.07.2005 tarihli ve 5386 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen Geçici 91. maddesinin, 06.08.2003 tarihinde 506 sayılı Kanun'a eklenen Ek 47. maddesinden daha sonra yürürlüğe girdiği ve uyuşmazlık konusu davada 506 sayılı Kanun'a eklenen Ek 47. maddesinin uygulanamayacağı açıktır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular hep birlikte değerlendirildiğinde; 506 sayılı Kanun'un Geçici 91. maddesinin son fıkrasında açıkça; “Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası gereğince, aylık veya gelirleri ödenmeye devam olunacak kız çocuklarının aylık veya gelirlerinin ödenmesine devam olunması için sahip olmaları gereken şartları, ilk kez veya yeniden 06.08.2003 tarihinden sonra haiz olan kız çocukları da aynı esas ve usûllerle aylık veya gelir hakkından yararlandırılır.” kuralına yer verilmesi, davacının; ölen babasından dolayı ölüm aylığı almaya başladığı tarihten sonra evlenmemesi ve Türkiye'de çalışmasının bulunmaması, yurt dışında işsizlik parası almasının veya çalışmasının ise aylık kesme nedenleri arasında yer almaması karşısında Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle,
1.Davacının ölüm aylığının, Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş olan Almanya’da 10.06.1991 - 31.12.2010 tarihleri arasında "pflichtbeitragszeit" zorunlu sigortalı çalışma veya işsizlik sigortası kapsamında Alman Sosyal Güvenlik Kurumunda sigortalı hizmet kaydı bulunmasından dolayı yurtdışı çalışmaları nedeniyle iptal edildiğini,
2. 506 sayılı Kanunun Ek 47. maddesinde; "Bu Kanuna göre gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almaya başlamaları halinde, bağlanan gelir ve aylıkları kesilir." düzenlemesinin bulunduğunu,
3. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarih 2014/748 E. 2015/1988 K. sayılı emsal kararında ise;
“ Dava; yetim aylığı kesilmesine ilişkin Kurum işlemi iptali ve ödenen meblağın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda, uyuşmazlığa sadece 506 sayılı Kanun'un Ek 47. maddenin uygulanacağı gözardı edilmiştir. Çünkü davacının çalışması sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında .....'da sigortaya tabi bir çalışma olup, 506 sayılı Kanun'un Ek 47. maddesi bu tür çalışmaları kapsama almıştır. 506 sayılı Kanun'un geçici 91. maddesi ise yurtdışı çalışmaların ölüm aylığına olan etkisini düzenleyen herhangi bir hüküm içermediği gibi buna dair düzenleme getiren, aynı Kanun'un Ek 47. maddesini de ortadan kaldırmamıştır. Dolayısıyla Kurum işleminin yerinde olduğu düşünülmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.” denildiğini,
4. Buna göre Mahkemece geçici 91. maddenin 47. maddeden daha sonra yürürlüğe girmiş olduğu gerekçesi ile istinaf taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 91. maddenin geçici nitelikte bir düzenleme olduğunu, 47. madde hükümlerine göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.