Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5615 K.2025/9125

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5615 📋 K. 2025/9125 📅 28.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5615 E.  ,  2025/9125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2278 E., 2024/3042 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2023/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... sicil no.lu dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinde 10.06.1989 tarihinde fiili olarak çalıştığını, işveren tarafından SGK'ya işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak davalı tarafından primlerinin ödenmediği gerekçesiyle çalışmalarının sigortalı olarak kabul edilmediğini belirterek aksi Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin ... sicil no.lu dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinde 10.06.1989 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde,Kurum işlemlerinin usul ve Kanun'a uygun olduğunu, Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu ve yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Numaralı S.S. ... .... Yapı Koopatifinde 10.06.1989 tarihinde bir gün çalıştığının tespitine, aksi kurum işleminin iptaline" tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, çalışma olgusunun somut deliller ile ispat edilemediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1. Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. madde ile Geçici 54. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı S.S. ... Konut Yapı Koop. ünvanlı işverenin .... sicil no.lu işyerinden 10.06.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin bina inşaatı ve büro işleri mahiyetinde olup 01.04.1988-31.08.1993 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davacının beyanında inşaat işinde çalıştığunı belirttiği, işyerinden dava konusu dönem olan 1989/2. dönemden bordro verildiği ve 7 kişinin bildirilmiş olduğu, bu dönem dışında 1998/1. dönemden 1 kişi, 3. dönemden ise 5 kişinin bildirilmiş olduğunun görüldüğü, 1999/3.dönemden verilen bordroda 7 kişinin bildirildiği, bordro tanığı olarak dinlenen 4 tanıktan sadece biri olan ...'ın dava konusu dönemden bildiriminin olduğu,diğer tanıkların bildirimlerinin ise 1989/3. dönemden yapılmış olduğu, ...'ın da beyanında, davacıyı hatırlamadığı bu tanığın sadece o dönemdeki kooperatif başkanının ....olduğu hususunu somutlaştırdığı gerekçesiyle bu tanığın beyanına itibar edildiği, böylelikle mahkemece anılan tanık beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4. Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönem bordrosunda bildirilen ve beyanı alınmayan sigortalılar bordro tanığı olarak dinlenilmeli, bordro tanıklarının dinlenememesi yada beyanlarının yetersiz kalması halinde, dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve sigorta çalışanlarının emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye vasıtasıyla tespit edilerek çalışma ve vergi kayıtları getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, bu yöntemle de komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişilerin de sigortalılık, vergi kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
5. Kabule göre de davacı adına 10.06.1989 tarihli olarak düzenlenen işe giriş bildirgesinde işverenin ... sicil no.lu işyeri olarak belirtilmiş olmasına karşın, 15289 sicil no.lu işyeri üzerinden hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.