Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3763 K.2025/8294
10. Hukuk Dairesi 2025/3763 E. , 2025/8294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/372 E., 2024/284 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil 19.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Kendisinin davalı Belediyenin ESO işletmesinde 04.09.1987 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, ... sicil numarasıyla sigortalı tescil işlemlerinin yapıldığını, hizmetlerinin Kuruma bildirilmemesi nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığını, SGK’ya başvuruda bulunması neticesinde, davalı Belediyenin Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından SGK’ya hitaben yazılan yazıda hizmetlerinin sehven işlenmediği yönünde beyanda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle kendisinin davalı ... nezdinde 1987 yılı ikinci ve üçüncü dönem hizmetlerinin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; işbu davanın hak düşürücü sürenin tüketilmesinden sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, ilgili yasal düzenlemeler uyarınca sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesinin yeterli olamayacağını, hizmet tespitinden söz edilebilmesi için eylemli çalışmanın varlığının şart olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli kararı ile
"Davanın kabulüne;
Davacının, davalı ... Belediyesinde .. sigorta sicil numarası ile 1987 yılı 2. döneminde 28 prim/gün karşılığı 75.600,00TL (eski TL ile) prime esas kazanç ile yine 1987 yılı 3. dönem bordrosu ile 124 prim gün karşılığı 386.000,00 TL (eski TL ile) prime esas kazanç ile hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.09.2022 tarihli ilamında, "... eldeki davada, Mahkemece, dava konusu döneme ilişkin bordroların getirtilerek resen seçilecek bordro tanıkları dinlenilmek suretiyle davacının yaptığı işin niteliği, hangi tarihler arasında çalıştığı, çalışmasının tam ya da kısmi olup olmadığı araştırılmalı, işe girişi bildirilen davacının çalışmaları hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulup deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile
1-Davacının 30717 işyeri sicil nolu davalı ... Belediyesinde 0600018399247 sigorta sicil numarası ile 1987 yılı temmuz döneminde 28 prim /gün karşılığı 75.600,00 TL prime esas kazançla , yine 1987 yılı 3. dönem bordrosu ile 124 prim/gün karşılığı 386.000,00 TL prime esas kazançla hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. İnceleme konusu eldeki davada, davacı 1987 yılı ikinci ve üçüncü dönem çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
4. Davacının, dava dilekçesinde 04.09.1987 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını ifade ettiği, davalı ...'de işe başlama talebi ile ilgili olarak 25.08.1987 tarihinde dilekçe verdiği, bu dilekçe akabinde davalı iş yerinde işe başladığına dair 04.09.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlendiği açık olup Mahkemece davacının 1987 yılı Temmuz ayında 28 gün çalıştığının tespiti yapılmış ise de işe giriş tarihi öncesinde 28 gün hizmeti daha olduğunun sübuta ermediği ortadadır. 1987/3. dönemi yönünden ise, işe giriş bildirgesi 04.09.1987 tarihinde düzenlendiğine göre toplam 117 güne hükmedilebileceği halde Mahkemece bu dönemde çalışılan sürenin 124 gün olarak tespiti hatalı olup 04.09.1987 tarihinden itibaren 117 gün çalıştığının tespitine karar verilebileceğinin gözetilmemesi hatlıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.