Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1854 K.2025/8251
10. Hukuk Dairesi 2025/1854 E. , 2025/8251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/537 E., 2024/4109 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/167 E., 2021/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.06.1991-30.03.1992, 31.03.1993-01.01.2001 tarihleri arasında, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olunan süreler hariç 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 12.06.1991-30.03.1992, 31.03.1993-01.01.2001 tarihleri arasında, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olunmayan sürede 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır.
5510 sayılı Kanun'un anılan 53. maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33. maddede ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Başka bir deyişle 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi ve bu maddede yapıılan değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanabilecekleri dikkate alınmalıdır.
5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için ise gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır. Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008–01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.
İnceleme konusu davada, davacının 20.05.1993-04.10.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 01.04.1992-31.03.1993 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eldeki dava ile 12.06.1991-30.03.1992, 06.05.1994-23.06.1994, 01.10.1995-19.11.1995, 06.08.1996-20.10.1996, 01.05.1997-14.10.1999 tarihleri arasında yani 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olunmayan sürelerde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği, 20.05.1993 tarihi itibariyle ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan davacının, 01.01.2001 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 17.06.1991-26.02.1992 tarihleri arasında vergi kaydının, 01.01.2001 tarihi itibariyle limited şirket ortaklığı ve 12.06.1991 tarihinden itibaren mimarlar odası kaydının bulunan davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin bulunduğu dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık tescil talebi hakkında karar verilebilmesi için öncelikle davacının hayatındaki baskın sigortalılık hususu irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.