Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9704 K.2025/8098
10. Hukuk Dairesi 2024/9704 E. , 2025/8098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/748 E., 2024/1192 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/243 E., 2024/65 K.
Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.02.2011 tarihi itibariyle yürürlük kazanan 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 10. madde ile özellikle genç ve kadın istihdamı artıran ve mesleki eğitimi özendiren işverene sigorta primi teşviki sağlandığı, şirketin bu teşvikten yararlanma hakkına sahip olduğu, davacı şirketin 4447 sayılı Kanunun Geçici 10. maddesindeki teşvikten yararlanmayı talep ettiği dönem 2011 yılının 5. ayından itibaren başladığı, söz konusu dönem için hatalı olarak 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan teşvikten faydalandığı, şirketin hataen seçmiş olduğu aylık prim uygulamasını düzeltmek ve bunun yerine belirtilen dönem için 4447 sayılı Kanunun Geçici 10. maddesindeki sigorta primi teşvikinden yararlanmak için davalı Kuruma gerekli başvuruyu yaptığı, ancak davalı Kurumun davacı şirketin geriye dönük bir biçimde anılan sigorta prim teşvikinden yararlanma talebini, 09.08.2017 tarihli yazısıyla reddettiği, red yazısının tebliğ edilmesi akabinde, yasal süre içerisinde 08.09.2017 tarihinde Rize İş Mahkemesi’nin 2017/315 Esas 2018/128 Karar sayılı dosyası kapsamında Kurum işleminin iptali talepli dava ikame edildiği, belirtilen dava dosyası kapsamında gerçekleştirilen yargılama sonucunda, davacı şirketin 7103 sayılı Kanun uyarınca davalı Kuruma başvuru şartlarını gerçekleştirdiğinden, Kanun metninde yer aldığı üzere “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” yönelik 06.09.2018 tarihinde karar verildiğini ve işbu kararın kesinleştiği, şirket tarafından 09.12.2021 tarihinde Rize Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne başvurulduğu, başvuruya istinaden altmış gün içerisinde herhangi bir cevap alınmadığı, talebin zımnen reddedildiği kabul edildiğinden işbu davanın ikame edildiği iddiasıyla davalı Kurum’un davacı şirketin 09.12.2021 tarihli başvurusuna istinaden, zımni olarak yapılan reddin hukuka aykırı olduğu ve şirketin, 7103 sayılı Kanun doğrultusunda, 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun’a eklenmiş Geçici 10. maddesindeki sigorta prim teşvikinden ve yasal faizinden ilgili aylarda ilişkin yararlanmaya yönelik 09.12.2021 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin14.12.2021 tarihli müracaatı ile 2018/Mart dönemi ve öncesi için teşvik alacaklarının tamamı ve bu alacak tutarlarına 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin mahsup ya da iade edilmesi işlemlerinin 60 günlük süre içinde yapılarak kendilerine cevap verilmesini talep ettiği, pandemi koşulları ve aşağıda anılan nedenlerle manuel hesaplamaların yapılması gecikmiş ve gecikme nedeni ile hesaplama yapılamadığı için davacıya da cevap verilemediği, ancak en kısa süre içinde davacının talebi gibi işlem yapılacağı, bu nedenlerle davacının kuruma yaptığı başvuru dilekçesindeki gibi talepleri yerine getirileceğinden; taleplerinin davalı kurum tarafından kabul edildiğinden iş bu davanın konusuz kaldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 5510 sayılı Kanunun Ek 17. maddesi kapsamında davacının geriye yönelik teşvik değişiklik talebi kabul edilerek 08.08.2017 tarihinden itibaren hesaplanan faizin davacı tarafa hangi tarihte ödendiği Kurumdan sorulduğu, 08.01.2024 tarihli cevabi yazı ve eklerine göre davaya konu 1006267 sicil nolu işyeri yönünden faiz alacağının dava açıldıktan sonra ve hatta Mahkememizin ilk karar tarihinden sonra 26.04.2022 tarihinde ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin 14.12.2021 tarihli müracaatı ile 2018/Mart dönemi ve öncesi için teşvik alacaklarının tamamı ve bu alacak tutarlarına 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin mahsup ya da iade edilmesi işlemlerinin 60 günlük süre içinde yapılarak kendilerine cevap verilmesini talep ettiği, davacının, başvurusuna cevap verilmediğinden bahisle taleplerinin zımmen reddi olarak değerlendirerek iş bu davayı açmış olsa da Kurum davaya dayanak davacının talebini 04.01.2022 tarihli e-16488895-207.02-38034809 sayılı işlemi ve 22.02.2022 tarihli ve e-61648521-206.99-40460440 sayılı işlemi ile kabul ettiği, davacının Kuruma yaptığı başvuru dilekçesindeki gibi talepleri de Mahkemenin tespit ettiği üzere yerine getirildiği, iş bu davaya dayanak zımnen red şeklinde bir Kurum işleminin söz konusu olmadığı, bu nedenle bu husus irdelenmeden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar tesisinin hukuka aykırı ve davalı Kurum lehine tesis etmek yerine davalı Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.