Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12201 K.2025/7838
10. Hukuk Dairesi 2024/12201 E. , 2025/7838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/630 E., 2024/844 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/786 E., 2023/812 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.08.2015 tarihinde kalıp sökmek amacıyla çıktığı merdivenin altındaki kalasın kayması sonucu yaklaşık 4,5-5 metre yükseklikten düşmek suretiyle iş kazası geçirdiğini ve kaza nedeniyle sakat kaldığını belirterek 100,00 TL tedavi harcaması, tedavi için yaptığı yolculuk-konaklama vs. masrafı için 100,00 TL, iş ve güçteki azalma ya da müstakbel gelir kaybı için 100,00 TL, iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat kaza tarihinden en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında 14.07.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 62.561,01 TL olarak arttırmıştır.
Birleşen davada davacı vekili 347.666,71 TL maddi tazminatın 05.08.2015 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın elinde bulunan malzemeler ile kalas üzerinde yürürken dengesini ve güvenliğini korumayarak dikkatsiz ve özensiz davrandığı ve bu sebeple kazanın meydana gelmesine tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiği belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının geçirmiş olduğu 05.08.2015 tarihli iş kazası nedeniyle yaralanması neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu'nun 25.11.2019 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %7,3 olduğunun tespit edildiği ve tarafların süresi içinde ilgili tespite herhangi bir itirazın olmadığı, üç kişilik A sınıfı iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen 29.02.2020 tarihli heyet bilirkişi raporunda meydana gelen kaza nedeni ile davacının %20 kusurlu,davalının %80 kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının 19.04.2023 tarihli aktüerya bilirkişisinin ek raporunda hesap edilen maddi tazminata hak kazandığı kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tedavi giderini, yolculuk, konaklama ve yemek giderlerini de talep etmiş ise de bu taleplere ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından ispatlanamayan taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda davacının kaza tarihindeki yaşı, kaza tarihi, tarafların kusur oranları, davacının %7,3 oranındaki maluliyet oranı, geçiçi iş göremezlik süresi, yargılama sürecinin uzun olması,tarafların sosyo ekonomik halleri, paranın satın alma gücü, gerçekleşen eylemin davacı üzerinde oluşturduğu manevi acı ve ızdıraplar dikkate alınarak tarafların zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek ve manevi tatmin duygusunu da rencide etmeyecek bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısman reddine maddi tazminat yönünden; 659,70 TL geçici iş göremezlikten doğan, 61.901,31 TL sürekli iş göremezlikten doğan tazminat olmak üzere toplamda 62.561,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi harcamaları ve yolculuk, konaklama, yemek giderleri isteminin reddine, manevi tazminat yönünden; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2013/421 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile 5.351,30 TL geçici iş göremezlikten doğan, 342.315,41 TL sürekli iş göremezlikten doğan tazminat olmak üzere toplamda 347.666,71 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının maluliyet durumu tespit edilmeksizin ve hatta müvekkili şirkete dosyadaki Kurum Sağlık Kurulu raporuna itiraz hakkı dahi tanınmaksızın karar verildiğini, davacı asılın açıkça taşeron şirkete bağlı çalıştığını ve amele olarak getir götür işlerini yaptığını ikrar ettiği, inşaat amelesinin 2015 yılındaki kazancının araştırılarak işbu kazanç üzerinden tazminat hesabının yapılması gerekmekteyken, kalıp ustasının kazancı üzerinden tazminat hesaplamasının yapılması ve yılın 12 ayı çalışma yapılıyormuş gibi hesaplama yapılarak tazminata hükmedilmesinin, tazminat hesaplama ilkelerine açıkça aykırı olacak şekilde hazırlanan aktüerya raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, güncel asgari ücretlerin esas alınarak tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu binanın kaba inşaatının yapım işini taşeron ... ..'e verdiğini, taşeron ... ...'in de inşaatın kalıp işlerinin yapımını taşeron ...'ya verdiğini, davacının inşaatta taşeron ...'nun işçisi olarak çalıştığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.