Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3382 K.2023/7247

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3382 📋 K. 2023/7247 📅 07.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3382 E.  ,  2023/7247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1991 E., 2022/1516 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2021/342 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; kayden hisseli maliki olduğu Denizli ili, ... ilçesi, 4026 parsel sayılı avlulu kerpiç ev niteliğindeki taşınmazın annesi ... adına kayıtlıyken davalıların mirasbırakanı ile aralarında adi yazılı olarak yapılan muhtar senedi ile satın alındığını, ancak bu işlemin tapuda kayda geçmediğini ve davalı mirasçılara intikal yapıldığını, davalılara taşınmazın iadesi konusunda sözlü uyarıda bulunulmuş ise de davalılar tarafından kendisine herhangi bir cevap da verilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile annesi ... mirasçıları adına tapuya kaydedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın annesine ait olduğunu iddia ederek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 4026 parsel sayılı taşınmazın yörede 1966 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda senetsizden 06.09.1966 tarihinde Ahmet oğlu ... mirasçıları olan ..., ... , ... , ... , ..., ..., ... ve ... adına paylı olarak tespit edildiği; ... (...) itirazı üzerine Tapulama Komisyonunun 27.09.1967 tarihli kararıyla itirazın reddine ve parselin tespit gibi tesciline karar verildiği ve komisyon kararının 14.03.1968 tarihinde kesinleştiği; davacının dava dilekçesinde 10.03.1966 tarihli satış senedine dayandığı; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ise satış senedine dayanmadığı, satış senedinin annesi ... 'ın haberi olmadan oluşturulduğu, taşınmazın tamamının annesine ait olduğu, oysa satış senedinden dolayı ...'ın tüm mirasçılarına aitmiş gibi işlem gördüğü şeklinde açıklamalarda bulunmuş ise de her şekilde 06.09.1966 tarihinde yapılan kadastro tespitinden önce doğan zilyetlik hakkına dayalı olarak tespite itirazen açılan davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve tespitin kesinleştiği 14.03.1968 tarihinde başlayan 10 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı tarafından istinaf sebepleri tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ... Mahallesi 4026 parsel sayılı taşınmazın 1966 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davacının annesi ... ve ... ile annesi ...'nin ilk eşi 1966 tarihinde vefat eden ...'ın diğer kardeşleri adına tespitinin yapıldığı, davacının annesinin tespite itiraz ettiği, ancak komisyon kararı ile 27.09.1967 tarihinde itirazların reddine karar verildiği, kadastro tutanağının 14.03.1968 tarihinde kesinleştiği, sonrasında davacının annesi ... 'nin payının 2014 tarihli satış işlemi ile davacı ...'ye devredildiği, eldeki davanın 14.01.2021 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 89,95 TL onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.