Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3173 K.2025/7811

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3173 📋 K. 2025/7811 📅 12.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3173 E.  ,  2025/7811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1717 E., 2024/2152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/159 E., 2024/130 K.
Taraflar arasındaki asıl dava, Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının geçmişinde herhangi psikolojik rahatsızlığının olmadığını, olması durumunda zaten astsubay olarak görev verilemeyeceğini, davacının kronik nitelik kazanmış psikolojik rahatsızlığının görevi esnasında maruz kaldığı olaylar üzerine geliştiğini beyan ederek davacının vazife malulü olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurumca yapılan tespitin yerinde olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması ve bağlanacak aylığın hesabında 3713 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Eldeki davada, Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 21.10.2019 tarih 23361321 sayılı raporunda; davacının mevcut hastalığının 25.01.2017 tarihinde meydana gelen olaya bağlı olmadığına, 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi 1. fıkrası uyarınca malul olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine, buna göre Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 20.03.2019 tarihli ve 253 sayılı vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına dair kararı değiştiren herhangi bir husus bulunmadığının bildirildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 30.09.2019 tarih, 2019/16703 Karar sayılı raporunda; davacının mevcut hastalığının 25.01.2017 tarihinde meydana gelen olaya bağlı olmadığına, 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi 1. fıkrası uyarınca malul olduğuna başka birinin sürekli bakıma muhtaç olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine dair karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18.10.2023 tarih 25635 numaralı raporunda; "... oğlu, .... doğumlu ...’ın 25.01.2017 tarihinde maruz kaldığı olayla illiyetli travma sonrası stres bozukluğu arızası nedeniyle; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesine göre vazife malulü sayılmasının gerektiği, 1053 sayılı Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamnamenin Altıncı Derece 205. maddesine göre değerlendirildiği anlaşılmakla; yukarıda izah edilen prosedür kapsamında, Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinden alınan mevcut raporlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakla; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilerek ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.