Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3509 K.2025/7808
10. Hukuk Dairesi 2025/3509 E. , 2025/7808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/230 E., 2024/374 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.1994 tarihli makbuzun kimlik tespiti yapılması suretiyle müvekkili davacıya ait olduğunun tespiti ile Tarım Bağ-Kur hizmet süresinin ve sigortalılığının 1994 yılından itibaren hesaplanması suretiye yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazla ödediği primlerinin iadesine ve aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.05.2018 tarihli Aksu Nüfus Müdürlüğünden gelen yazıda Aksu nüfusuna kayıtlı ... adında 9 kişi tespit edildiğinin belirtildiğini, Aksu Nüfus Müdürlüğünün yazı ekinde belirtilen kişilerden, 11.06.2018 tarihli 832 numaralı Kurumun Komisyon Kararı ile ... sicil numaralı ... oğlu ... doğumlu ...'in tespit edilebilmesi için Denetmenler Servisine dosya havale edildiğini, 09.10.2018 tarihli 13228634 sayılı Denetmen raporu sonucunda tevkifat listesinde ismi geçen ...'in ... T.C. kimlik numaralı ... oğlu ... doğumlu ... olduğu kanısına varılamadığı belirtildiğinden 10.10.20018 tarih 13329829 sayılı yazı ile ...'e 03.04.2018 tarihli 2106403 sayılı dilekçesinin işleme alınamadığı bilgisi verildiğini, sigortalı ...'in ise 14.09.2020 tarihli 10905927 sayılı dilekçesi ile ... ... ve Meyve Komisyoncusuna 1994/4-5-6 aylar, 1995/4-5-6 aylar, 1996/4-5-6 aylar; ...komisyoncusuna 1997-1998-1999/4-5-6 aylar; ...Komisyoncusuna 1997-1998-1999/4-5-6 aylarda satmış olduğu zirai üründen tevkifat kesintisi yapıldığını beyan ederek geriye dönük hizmet talebinde bulunmakta olup işlemlerinin devam ettiğini, somut durumda davacının ne kuruma yaptığı başvuruda ve ne de Mahkemeye sunduğu bilgi belge ve evrak kayıtlarıyla davanın ispatına yönelik bir beyanda bulunamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli kararı ile davacının tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunduğu, tahsis için yasal koşulları taşımadığı anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ... ... Pazarlama Ltd. Şti. isimli sebze ve meyve komisyoncusu tarafından düzenlenen 1994 yılı Mayıs ayı tevkifat bildirim listesinde yer alan ...'in ... ve ...'den olma ... doğumlu, ...TC kimlik numaralı davacı ... olduğunun tespitine, davacının 1994 yılı Mayıs ayını takip eden ay başı olan 01.06.1994 tarihi ile 31.12.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, yasal koşulları taşımadığından tahsise hak kazanamadığının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı, davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Eldeki davada, davacının 01.06.1994 ile 19.11.2002 tarihleri arası kabul edildiği taktirdeki keza aidiyet tespiti yerinde görülmekle işbu husus kabul edilmiş olmakla, 3048 gün prim gün sayısı yaşlılık aylığı tahsisinde dikkate alınacak olup öte yandan 30.03.2021 tarih itibari ile 1479 sayılı Kanun kapsamında 6131 gün prim gün sayısı olup 7.808,21 TL borcu olduğu belirlemesi yapılmıştır. Kurumca, 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereği 9000 prim gün sayısı ve 54 yaşını tamamlaması gerekmekte olup işbu sürelerin kabul edilmesi halinde gün ve yaş şartını sağladığı ancak prim borcu olduğu olmadı nedeni ile hak kazanamayacağı belirtilmiştir. Ancak Mahkemece Kuruma yazılan müzekkereye cevaben işbu prim borcunun 01.11.2020 ile 30.03.2021 tarihine ilişkin olduğu anlaşılmakla; işbu sürelerin davacının 9179 prim gün sayısından düşümü halinde dahi 9029 gün prim gün sayısının kaldığı ve bu halde de davacının yaşlılık aylığına hak kazanacağı hususu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar tesisi hatalıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... ... Pazarlama Ltd. Şti. isimli sebze ve meyve komisyoncusu tarafından düzenlenen 1994 yılı Mayıs ayı tevkifat bildirim listesinde yer alan ...'in, ... ve ...'den olma ... doğumlu, ... TC kimlik numaralı davacı ... olduğunun tespitine, davacının 1994 yılı Mayıs ayını takip eden ay başı olan 01.06.1994 tarihi ila 31.12.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 02.09.2019 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarını gerçekleştirdiği 31.08.2020 tarihini takip eden ay başı olan 01.09.2020 tarihi itibariyle tahsise hak kazandığının tespitine dair karar verilmiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsis istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.