Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/598 K.2025/7698

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/598 📋 K. 2025/7698 📅 08.05.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/598 E.  ,  2025/7698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1548 E., 2024/2806 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2023/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ve babasının vefatları üzerine dul ve yetim aylığı almak için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkiline aylık bağlandığını, bu aylık ödemeleri düzenli olarak devam ederken davalı Kurumca müvekkilinin gelir testine tabi tutularak 2016 yılı Şubat ayı itibariyle maaşının kesildiğini, babasından aldığı maaş kesildiği gibi kendisine ödenen tutarın da 5 yıllık geriye dönük olarak iadesinin istendiğini, müvekkilinden fazla ödendiği iddia edilen maaş tutarlarının talep edildiğini ve bunun müvekkilinin maaşından kesilmek suretiyle tahsil edildiğini, davalı Kurumun davaya konu işleminin kanuna aykırı olduğunu, bu uygulamanın kanuna aykırı olduğunun alınan 2017/Ekim tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, Yönetim Kurulu kararınca müvekkiline yeniden aylık bağlanmasına karar verilmiş ise de müvekkili başvuru yapana kadar müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek dava konusu Kurum işleminin ve davacıya gönderilen ödeme emrinin iptaline, söz konusu ödeme emri nedeniyle haciz baskısı altında davalı Kuruma ödenen veya aylıklardan kesinti yapılmak suretiyle davacıdan tahsil edilen tutardan (Fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kesildiği günden yeniden maaşın bağlandığı tarihe kadar müvekkiline ödenmeyen maaşların tutarının tespit edilerek kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet; Kurum işleminde bir hata bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının kendi çalışması bulunmadığı, eşinin ölümü üzerine dul kaldığı, ölen eşinden dolayı tarafına dul aylığı bağlandığı, kendi çalışmalarından dolayı tarafına bağlanan aylık veya gelir bulunmadığı, 1479 sayılı Kanun'un 45. maddesinde sıralanan tüm koşulları yerine getirdiği, davacının haklılığı karşısında davacının aylıklarından yapılan toplam 28.074,93 TL kesintinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerekeceği kanaatine varıldığı, Mahkeme tarafından alınan hesap raporunda davacının ödenmeyen aylıklar nedeniyle toplam 12.111,05 TL alacağı bulunduğu belirtilmiş olup
Davanın kabulü ile
Davacının aylıklarından yapılan toplam 28.074,93 TL kesintinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiğinin tespitine,
Davacının ödenmeyen aylıklar nedeniyle toplam 12.111,05 TL alacağı bulunduğunun tespiti ile ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine,
Davalı Kurumun aksine işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda Kurum davacıya 01.01.2018 tarihi itibariyle yeniden aylık bağlamış ise de 01.01.2008 öncesi dönem yönünden kesilen aylıklar nedeni ile borç çıkarma işlemini iptal etmediği ve tahsil edilen aylıkları iade etmediğinden bu yöndeki Kurum işleminin hatalı olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesilen aylıkların ödenmesi, borçlu olmadığının tespiti, yapılan kesintilerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.