Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2563 K.2025/7437
10. Hukuk Dairesi 2025/2563 E. , 2025/7437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/277 E., 2024/263 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.1989 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle fiilen çalıştığının tespitine ve bu çalışmasının kayıtlara işlenmesine, müvekkiline hak ediş tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesiyle; Kurum işleminin yerine olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarih ve 2022/478 E., 2023/225 K. Karar sayılı kararı ile davacının 01.05.1989 tarihindeki hizmet akdine tâbi bir günlük zorunlu sigortalılık hizmetinin tespiti ile bunun Kurum kayıtlarına işlenmesi taleplerinin reddine, yaşlılık aylığına kazanıldığı tarihten itibaren aylık bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesi talepleri yönünden ise dava konusuz kaldığından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Eldeki davada, Mahkemece davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 09.05.2018 tarihi itibarıyla mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 23.05.2002 tarihi itibarıyla sigortalılık başlangıç tarihi olan 01.05.1989 tarihinden itibaren başlayan sigortalılık süresi 13 yıl 22 gün olmakla, bu süre 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olduğundan anılan yasa maddesinin (h) bendi gereğince, davacı sigortalı, 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurması ve en az 5450 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmasının yanı sıra, 506 sayılı Kanun'un 60/h bendi gereğince çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceği, belirtilen tespitler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacının, 09.05.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş olması itibarıyla yazılı istek şartı ile birlikte, belirtilen tarihte 29 yıl 8 gün sigortalılık süresini ve 9452 gün prim ödemesini haiz olup 51 yaşını doldurmuş olmakla yasa hükmünde öngörülen sigortalılık süresi, yaş ve prim ödemesi koşullarını sağladığı belirlenmiştir. Ancak davacının tahsis talep tarihini kapsayan dönemde çalıştığı işten ayrılma koşulunu sağlamadığı gerekçesi ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı Kanun'un 62. maddesindeki “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararı ile “17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiştir. Bu nedenle, söz konusu Kanun hükmünün iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihine bakılmaksızın derdest olan davalarda uygulanması gerekeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken...."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.05.1989 tarihinde ... ünvanlı ve 249113 sicil numaralı işyerinde mülga 506 sayılı Kanun kapsamında 1 gün süre ile asgari ücretle işçi olarak çalıştığının tespitine ve bunun kurum kayıtlarına işlenmesine, davalı Kurumca davacıya 09.05.2018 olan aylık tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve belirtilen tarihten itibaren hak kazandığı aylıklarının ödenmesine, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tespiti istemine yöneliktir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.