Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2289 K.2025/7264

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2289 📋 K. 2025/7264 📅 30.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2289 E.  ,  2025/7264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/430 E., 2024/321 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Turizm Otel İşletmeciliği Ltd. Şti.'nin davalı Kuruma 2012/014935, 2012/030898, 2012/014990, 2012/015960, 2012/015959, 2013/052271 takip sayılı dosyalarından takip edilen borçların tahsili amacıyla davacı adına mezkur dava dışı şirket ortağı olan ... Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı sıfatıyla çıkarılan ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/628-2015/232 sayılı kararı ile "HMK'nın 114/1-2 ve 115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 08.09.2015 tarih ve 2015/11024 -2015/15994 Karar sayılı kararında; "Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir."gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2015/574-2017/472 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2012/014935, 2012/030898, 2012/014990, 2012/015960, 2012/015959, 2013/052271 sayılı ödeme emirleri nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline" ” karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 12.02.2018 tarih ve 2017/6598 - 2018/1095 Karar sayılı kararında; "Yapılacak iş, prim borcunun, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince dava dışı borçlu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilip edilemeyeceğini araştırmak, borçların şirketten tahsil edilememesi durumunda; hissedar şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilip edilemeyeceğini araştırmak, şirketten tahsil edilememesi durumunda; hissedar şirketin hissedar olduğu dönemler ve davacının da hissedar şirkette müdür olduğu dönemler dikkate alınarak tahsil imkansızlıkları araştırıldıktan sonra davacının sorumlu olacağına karar vermekten ibarettir." gereğine işaret edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/204-2018/405 sayılı kararı ile "1-Davanın kısmen kabulüne,
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2012/14935, 2012/014990, 2012/15960 sayılı ödeme emirleri nedeniyle davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, bu ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline,
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2012/030898 sayılı ödeme emrinin 2011/9, 10, 11. aylar yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacı yönünden bu aylar nedeniyle ödeme emrinin iptaline, 2011/12. ay ve 2012/1. ay yönünden talebin reddine,
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2012/015959 sayılı ödeme emrinin 2011/10. ve 11. aylar yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacı yönünden bu aylar nedeniyle ödeme emrinin iptaline, 2011/12. ay yönünden talebin reddine,
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2013/052271 sayılı ödeme emri yönünden davanın reddine” karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 09.12.2019 tarih ve 2019/1014 -2019/7572 sayılı kararında, "Yapılacak iş; ödeme emirlerindeki işyeri sicil numaralarını tespit ederek ... Şubeye ait olan ödeme emirlerinden davacının müdürlük dönemleri yönünden imza yetkisi gereği sorumlu olacağına karar vermek, ... Şube işyerine ait olmayan ödeme emirleri yönünden ise şimdiki gibi tahsil imkanını 6183 sayılı Kanun 3. maddesi gereği araştırmak tahsil imkansızlıkları araştırıldıktan sonra dava konusu borçların ödenip ödenmediğini de tespit ederek davacının sorumluluğunu belirlemekten ibarettir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; "1-Davanın kısmen kabulüne,
1-)Davacıya 2013/52271 E sayılı takip dosyası üzerinden prim borcuna ilişkin olarak gönderilen ödeme emrinin içerdiği borçlar ile 2012/30898 E sayılı takip dosyası üzerinden prim borcuna ilişkin olarak gönderilen ödeme emrinin içerdiği 2012 yılının 1. ayına ait prim borcuna ilişkin kısmının iptaline,
2-)Davaya konu edilen 2012/30898 E sayılı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin içerdiği 2011 yılının 9, 10, 11 ve 12. aylarına ait prim borcuna ilişkin kısmının iptaline ilişkin dava ile 2012/14935, 2012/14990, 2012/15960, 2012/15959 E sayılı takip dosyaları üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin davanın reddine" karar verilmiştir.
G.4 üncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 03.07.2023 tarihli kararında, "Eldeki davada, Mahkemece verilen 23.11.2022 tarihli kısmen kabul kararının gerekçe kısmında "2012/14935 ve 2012/30898 sayılı ödeme emirlerinin dava dışı ... Turizm Otel İşletmeciliği Ltd. Şti. ... şubesine ait olmadığı, bu durumda, dava dışı ... Turizm Otel İşletmeciliği Ltd. Şti.'nin 2011/5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 2012/1. ve 2. dönemlerine ilişkin prim aslı ve gecikme zamlarından, davacının 2012/1. ve 2. dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu” denmiş hüküm kısmında ise, "davacıya 2013/52271 E sayılı takip dosyası üzerinden prim borcuna ilişkin olarak gönderilen ödeme emrinin içerdiği borçlar ile 2012/30898 E sayılı takip dosyası üzerinden prim borcuna ilişkin olarak gönderilen ödeme emrinin içerdiği 2012 yılının 1. ayına ait prim borcuna ilişkin kısmının iptaline, davaya konu edilen 2012/30898 E sayılı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin içerdiği 2011 yılının 9, 10, 11 ve 12. aylarına ait prim borcuna ilişkin kısmının iptaline ilişkin dava ile 2012/14935, 2012/14990, 2012/15960, 2012/15959 E sayılı takip dosyaları üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin davanın reddine" karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur.
." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ödeme emirlerini, 30.09.2014 tarihinde tebellüğ eden borçlu yönünden, itiraz süresi 07.10.2014 tarihi itibarıyla dolacaktır. Ancak 04, 05,06 ve 07 Ekim tarihleri kurban bayramı resmi tatili olmakla, davanın en geç 08.10.2014 Çarşamba günü açılması gerekmektedir. 09.10.2014 tarihinde açılan davada hak düşürücü sürenin geçtiği açık olduğundan davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, ödeme emirlerini, 30.09.2014 tarihinde tebellüğ eden borçlu yönünden, itiraz süresi 07.10.2014 tarihi itibarıyla dolacağı, ancak, 04, 05, 06 ve 07 Ekim tarihleri kurban bayramı resmi tatili olmakla, davanın en geç 08.10.2014 Çarşamba günü açılması gerektiği, davanın ise 09.10.2014 tarihinde açıldığından hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmişse de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
UYAP üzerinden ve dosya kapsamından yapılan incelemede dava dilekçesinin 02.10.2014 tarihinde " taşra dava dilekçesi" içerisine kaydedilerek davanın bu tarihte açılmış olduğu dolayısıyla hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu anlaşılmakla Mahkemece bu hususun dikkate alınarak esasa ilişkin değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.