Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/901 K.2025/7289
10. Hukuk Dairesi 2025/901 E. , 2025/7289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/182 E., 2024/450 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi adına işlem gören işyerine ait ödenmemiş olan 2017/9-10 ile 2015/1-2-3-4-5-6-9 ve 10. aylara ait 1.235.649,84 TL sigorta prim aslı ve 1.205.149,00 TL gecikme zammının şirket ortağı olması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, takibe 16.03.2020 tarihli itirazında, şirkette sahip olduğu %0,40 hissesini 29.04.2015 tarihinde devir ederek ayrıldığını, bu devirden önceki hisse oranında prim borcunun kabul edildiğinin bildirildiğini, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu olduğunu, şirketin tüm borçlarından sorumlu tutulamayacağını, şirket prim borcundan hisse payı ve devrettiği tarih dikkate alınarak tamamından sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; ilk itirazların ve zamanaşımı definin kabul edilerek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli kararı ile
"Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-2016/027570 no.lu takip ile 2016/076754 no.lu takipler yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-2015/015430 no.lu takip yönünden 2015/3. dönemine ait 248.097,83 TL, 2015/4. dönemine ait 252.789,76 TL'lik, 2015/5. dönemine ait 257.682,78 TL'lik kısım yönünden, 2015/6. dönemine ait 249.753,84 TL'lik olmak üzere toplam 1.008.324,21 TL'lik kısım yönünden davacı sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin bu miktarlar üzerinden iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.01.2023 tarihli kararı ile "... 2) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3) Davalı Kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin 2014/9-2015/10 aylarına ilişkin olduğu, davacının 13.04.2012 tarihinden itibaren 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiği ve 29.04.2015 tarihinde de istifa ettiğinin anlaşılması karşısında, yukarıda yer alan yasal mevzuat uyarınca davacının, dava dışı anonim şirkete ait prim borçlarının 2015/3 döneminden de sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
" gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-2016/027570 no.lu takip ile 2016/076754 no.lu takipler yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-2015/015430 no.lu takip yönünden 2015/3. döneme ilişkin prim alacağı yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-2015/015430 no.lu takip yönünden 2015/4. dönemine ilişkin 252.789,76 TL'lik, 2015/5. dönemine ilişkin 257.682,78 TL'lik kısım yönünden, 2015/6. dönemine ilişkin 249.753,84 TL'lik kısım yönünden davacının sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline" karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.02.2024 tarihli kararı ile "... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
İnceleme konusu davada; Mahkeme tarafından 2015/3. ay dönemi yönünden prim borcu olup olmadığı sorulmuş, Kurum tarafından prim borcunun olmadığının belirtilmesi üzerine Mahkemece bu dönem yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bu dönem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de bu dönemin ne şekilde konusuz kaldığı, borcun ödenip ödenmediği araştırılmadan karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece ödeme emirleri eklenmek suretiyle bu dönem borcunun ödenip ödenmediği sorulmalı, ilgili belgeler celbedilmeli, ödenmişse şimdiki gibi karar verilmeli, sehven ödeme emri düzenlenmişse bu döneme ilişkin ödeme emrinin iptali gerektiği hususu değerlendirilmeli, Kurum yazısında yanlışlık varsa farklı bir ifadeyle borç devam ediyorsa bu dönem yönünden davacının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli kararı ile
"Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-2016/027570 no.lu takip ile 2016/076754 no.lu takipler yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-2015/015430 no.lu takip yönünden 2015/3. dönemine ait 248.097,83 TL, 2015/4. dönemine ait 252.789,76 TL'lik, 2015/5. dönemine ait 257.682,78 TL'lik kısım yönünden, 2015/6. dönemine ait 249.753,84 TL'lik olmak üzere toplam 1.008.324,21 TL'lik kısım yönünden davacı sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin bu miktarlar üzerinden iptaline" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.