Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6002 K.2025/7085

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6002 📋 K. 2025/7085 📅 29.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6002 E.  ,  2025/7085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1179 E., 2024/415 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/199 E., 2023/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacının 31.05.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bakırköy İş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket olan ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve diğer davalılar ''iş sahibi'' sıfatıyla davalı yüklenici Gelişim Cephe Sis. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan ... sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkili şirket yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin şantiyede kendi üstüne düşen tüm görevleri yerine getirdiğini, kendi sorumluluğunda olan herkese gerekli eğitimleri aldırdığını, koruyucu malzemeleri teslim ettiğini, Gelişim Cephe Sistemleri İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı ...'in koruyucu aparatı bulunmayan spiral malzemesi ile birlikte çalışmayı sürdürerek tehlikeli olduğunu bildiği bir hareketi yapmaya devam ettiğini, yapmakta olduğu işin tehlikesini kavrayabilecek yaş ve tecrübede olan kazazedenin, ayrica işini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine ve yargılama gideriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1-Davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne,
a)Davacının iş kazası sonucu oluşan %41,2 oranındaki maluliyeti nedeniyle 997.980,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacının iş kazası sonucu oluşan %41,2 oranındaki maluliyeti nedeniyle kazadaki kusur durumu ile yaşanan tedavi süreci ve ekonomik koşullar dikkate alındığında takdiren 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın İstanbul ili, Bakırköy ilçesinde kurulu ve yapımını Cevheri-...-Gültaş Adi Ortaklığının üstlendiği ikamet amaçlı bina inşaatı şantiyesinde dış cephe işlerini üstlenen alt işveren Gelişim Cephe Sis. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı kaynakçı davacı ...'in 31.05.2013 tarihinde spiral makinesi (avuç taşlama makinesi) ile metal malzemeyi kestiği esnada sıçrayan çapağın gözüne isabet etmesi sonucu yaralanması şeklinde meydana geldiği, İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 01.09.2020 tarihli kararında davacının 31.05.2013 tarihli iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik derecesi maluliyetinin %41,2 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğinin belirtildiği, olayın meydana gelmesinde davalıların %85 oranında kusurlu olduğunun, kazalının %15 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporları ile anlaşıldığı, SGK iş yeri tescil kayıtlarına göre; inşaat şantiyesinin yapımını CGG Adi Ortaklığının üstlendiği ve 07.04.2012 tarihinde 2 sigortalı çalışan bildirimi yaparak SGK dosyası açmış olduğu ve inşaatın yapımında iş verdiği firmalara bu SGK dosyası altında dosya açtırdığı ve Gelişim Cephenin de bu SGK dosyası altında 5 numaralı alt işveren olarak dosya açtığı ve bu işte çalıştırdığı işçileri bu SGK dosyasında sigortalı gösterdiği, dosyaya sunulan ve davalılar arasında imzalanan "Dış Cephe Kaplama İşlerine İlişkin Yüklenicilik Sözleşmesi" içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde CGG Ortaklığı ile Gelişim Cephe arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu, davanın niteliğine ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinde faiz başlangıcı yönünden talebini daraltıcı bir beyanının bulunmamasına, zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edilmesine göre hüküm altına alınan tazminatların tamamına haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı, olayın oluş şekli, kusur oranları, maluliyet oranı, davacının elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi ile hak ve nesafet kuralları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ile oluşa uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkili şirket ve diğer davalılar ''iş sahibi'' sıfatıyla, davalı yüklenici Gelişim Cephe Sis. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan ... sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, ... sözleşmesinde yüklenicinin, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre iş yerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlülüğü altında olduğunu, iş sahibinin ise böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, sözleşme ile bir işin yapımının tamamen yükleniciye devredildiği, yapılan bu sözleşme ile tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yüklenicinin üstlendiği, iş sahibi sıfatıyla müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin denetim ve kontrolünün ise ancak yüklenici tarafından yapımı taahhüt edilen eserin sözleşmeye ve teknik şartlara uygun olarak tamamlanarak teslim edilip edilmediği hususunda olduğunu, işçiler ve iş güvenliği ile ilgili tüm sorumluluğun yüklenicide bulunduğu sabit olmakla bu sebeple müvekkili şirkete herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini,
b. Davacının işini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu,
c. Görme bozukluğunun 2013 tarihli kazada mı yoksa 2015 tarihli kazada mı gerçekleştiğinin de tespiti gerektiğini,
d. Faizin başlangıcının ıslah tarihinden itibaren olması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kusur oranının hatalı olduğunu,
b. Müvekkilinin davalı Gelişim Cephe Sis. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile ... sözleşmesi kapsamında birlikte çalıştığı projede davacının çalışmadığını, davacının müvekkili şirketlerin hiçbir projesinde çalışmadığını, iş kazasını da müvekkili şirketlerin iş yerinde geçirmediğini, dolayısıyla müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketl yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin haksız ve dayanaksız olup hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
c. Faizin başlangıcının ıslah tarihinden itibaren olması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.