Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11282 K.2025/7092

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11282 📋 K. 2025/7092 📅 29.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/11282 E.  ,  2025/7092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1377 E., 2024/1331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/445 E., 2024/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacıların murisleri olan ...'un 28.11.2019 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ... Medikal isimli şirkette sigortalı çalışan olduğunu, şirkette hiçbir surette ortaklığı veya yetkisi bulunmadığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, mütevaffanın müvekkilinin çalıştığı şirketin işçisi olmadığını, müvekkilinin çalıştığı şirketin ürün aldığı başka şirketin nakliye işini yapan işçi işveren ilişkisi olmayan kişi olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği açısından müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, mütevaffanın ölümünün kendi ihmali ve kusurlu hareketleri nedeniyle gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, ... ...'un hangi iş yerinde sigortalı olarak çalıştığına dair dilekçesinde hiçbir ifadeye yer verilmediğini müvekkilinin olayın gerçekleştiği iş yerinin maliki olduğunu, iş yerinin o dönem ... Medikal San. ve Tic. A.Ş.'ye kiralandığından müteveffanın, müvekkilinin çalışanı olmadığını, vefat edenin herhangi bir işverene bağlı olarak çalışmaması, 4b sigortalı olmaması, olayın iş kazası olmaması sebebiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ayrıca yetki itirazında bulunduklarını, müvekkiline ait iş yeri niteliğindeki taşınmazın ... Medikal San. ve Tic. A.Ş.'ye 01.08.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıllığına kiraya verildiğini, müteveffanın kira dönemi içerisinde, 28.11.2019 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve 03.12.2019 tarihinde ise vefat ettiğini, bu nedenle müteveffanın müvekkilinin çalışanı olmadığını, müvekkilinin iş yerine gerekli tüm kapıları ve koruma için çit/tel korkuluk yaptırdığını, bu nedenle atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı ...'nın kolluk ifadesinde evlendikten 1 yıl sonra ... adında bir çocukları olduğu, çocuk olduktan sonra ...'un kendisini terk ettiğini, 23 yıl önce ayrıldıklarını, 23 yıldır hiç görüşmedikleri ve buluşmadıklarını, eşinin vefatını oğlundan öğrendiğini, eşinin cenazesine dahi katılmadığını açıkça beyan ettiğini, müteveffanın eşini terk ettiği gibi çocuğunu doğumundan sonra görmediğini, ... ile aralarında hiçbir maddi ve manevi paylaşım olmayan davacıların, 23 yıldır hayatlarında olmayan bir kişinin vefatı üzerinden haksız kazanç elde etmek amacıyla eldeki davayı açtıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffanın SGK sorgulamasında sigorta kaydının olmadığı, dosya kapsamında müteveffanın davalıların işçisi olduğuna dair herhangi bir beyan ve delil bulunmadığı, ceza dosyasında alınan beyanlardan olayın meydana geldiği yerin davalı ...'e ait olduğu, davalı ... tarafından kiralandığı, ölenin ceza dosyasında dinlenen ... isimli şahıs adına çalıştığı anlaşılmakla ... ile davalılar arasında işçi-işveren ilişkisi ve iş sözleşmesi bulunmadığı, dolayısıyla haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin TBK'nın haksız fiile dair hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak görevsizlik kararı verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verilmesi halinde verilecek kararın HMK'nın 20. maddesine göre dava dilekçesinin reddi olmayıp, görevsizlik ya da yetkisizlik kararı olduğu,. bu kararın nihai bir karar olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" hükmünün yer almakta olduğu, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda belirtilen 331. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme karşısında görevsizlik ya da yetkisizlik kararı veren Mahkemece yargılama giderlerine ve ortada bir ret kararı olmadığından vekalet ücretine hükmedilmeyeceği, görevsizlik ya da yetkisizlik halinde dava dosyasının iki haftalık yasal sürede görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmediği taktirde taraflardan birisinin talebi halinde görevsizlik ya da yetkisizlik kararı veren Mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerine ve gerekiyorsa vekalet ücretine hükmedileceği, Mahkemece görevsizlik kararı ile birlikte davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.