Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2803 K.2025/6792

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2803 📋 K. 2025/6792 📅 28.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2803 E.  ,  2025/6792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1610 E., 2024/2882 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/133 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekili davacının 11.02.2005 tarihinde boşandığını, davalı Kuruma başvuru üzerine davacıya babasından yetim aylığı bağlandığını, boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile yetim aylığının kesildiğini ve ödenen aylıkların tahsiline karar verildiğini, Kurum işleminin iptali için Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2011/75 Esas sayılı dava dosyasının davacının eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile reddedildiğini, daha sonra yeriden aylık bağlanması talebi ile açılan Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı davasının reddine karar verildiği, davacının 17.07.2019 tarihli dilekçesi ile kuruma başvuru yaparak eşinden ayrı yaşadığını belirterek yeniden aylık bağlanmasını talep ettiği, cevap verilmemesi üzerine 23.01.2020 tarihli dilekçesi ile yeniden aylık bağlanmasını talep ettiği, davalı Kurum davacının aylık bağlanmasına dair karar getirmesi gerektiğini, daha önce açılan davaların kesin hüküm oluşturmadığını ve davacının 3 yıldır eşi ile birlikte yaşamadığını belirterek davacıya babasından dolayı başvuru tarihi olan 28.01.2020 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, davacının boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiğini, daha önce aynı konuda açılmış davaların bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacı müvekkilinin, kızı ... 'in, dava dilekçesinde belirtilen adresinde yaşadığını, ara sıra İstanbul'da ikamet eden kızı ...'nın yanına kalmak üzere gittiğini, yine tedavi amaçlı olarak İstanbul'da ikamet eden oğlu ... ... 'ın yanında da kaldığını,
b. Müvekkilinin 01.02.2005 boşandığı ve ayrı yaşadığı eski eşi ...'ın 02.05.2021 tarihinden beri çalıştığı ve yaşadığı Muğla İli, Milas İlçesinde vefatına ilişkin ölüm belgesinin, Milas ilçesinde faaliyet gösteren şirkette 02.05.2021'den itibaren çalıştığına ilişkin SGK işe giriş bildirgesinin İstinaf Mahkemesine sunulduğunu,
c. Davacı müvekkilinin boşandığı eşi ile ayrı yaşadığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin delillerin değerlendirilmesinde açık hataya düşüldüğünü, davacı müvekkili hakkında verilen kararın adil yargılanma ilkelerine aykırı olarak verildiğini gösterdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.