Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3777 K.2025/6648

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3777 📋 K. 2025/6648 📅 24.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3777 E.  ,  2025/6648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1249 E., 2024/3383 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/192 E., 2023/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli ek kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 01.06.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının ödediği borçlanma süresine göre tespit edilen sigorta başlangıç tarihine göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığını, yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine dair Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı temyiz dilekçesinde; ek karar ile süre yönünden temyiz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurduklarını beyanla ve esasa ilişkin temyiz taleplerinin tekrarla ek kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvuran davalı Kurumun temyiz kanun yoluna başvurma süresinin 03.02.2023 tarihinde dolacağı, davalı vekilinin temyiz yoluna başvurma dilekçesinin ise 13.06.2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden sunulduğu, temyiz yoluna başvurma dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddesi gereğince kanuni süre geçtikten sonra verildiği gerekçesiyle temyiz başvurusunun 13.09.2023 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş ise de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, davalı Kurumun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden olduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurumun ilgili birimine ve avukatının bilgisini içerir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan davalı Kurumun elektronik postasına 30.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin 17.01.2025 tarihinde temyiz dilekçesini verdiği, temyizin süresinde yapılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair ek kararın 27.01.2025 tarihinde vekile tebliğ edildiği, ek kararın ise 11.02.2025 tarihinde temyiz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının avukatının ismini içermeden sadece Kurumun elektronik posta adresine tebliğ edilmesinin hatalı olduğu, buna göre karar davalı Kuruma usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davalı Kurum adına Bölge Adliye Mahkemesi kararını öğrenme tarihine göre süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmuş olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunun reddine dair ek kararının kaldırılmasına,
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin temyiz başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi