Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3464 K.2023/7215
1. Hukuk Dairesi 2023/3464 E. , 2023/7215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2240 E., 2023/130 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/281 E., 2021/171 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteğinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının mirasbırakanı ...’nin 4743 parsel sayılı taşınmazı 06.12.1988 tarihinde mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini, davalının 20.09.1994 tarihinde taşınmazı muvazaalı olarak ...'ye temlik ettiğini ve 23.09.1994 tarihinde trampa işlemi ile geri aldığını ileri sürerek 4743 parsel sayılı (yeni 9084 parsel) taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına aynı oranda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının kötüniyetli olarak eldeki davayı açtığını, dava dışı ...'nin davalının yakını olduğunu, birikimi ile dava konusu taşınmazı satın aldığını ancak daha sonra dava konusu taşınmaz yerine yol üstünde bulunan farklı bir taşınmazı almak istediğini, bunun üzerine trampa işlemi yapıldığını, davalının mirasbırakanın giderlerini karşıladığını, bakımını sağladığını, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı uygun bir bedelle davalıya temlik ettiğini, davacıya da mirasbırakan İsmail'den gelen bir taşınmazın verildiğini, 1994 yılında davacı ve dava dışı mirasçı Semire’ye ödeme yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davayı kötüniyetli olarak açtığını, davacı tanıklarının temlikin mal kaçırmak amaçlı yapıldığına dair beyanda bulunmadıklarını, aksine mirasbırakanın çocukları ile arasının iyi olduğunu belirttiklerini, 22.07.1988 tarihinde tarafların diğer mirasbırakanı olan İsmail’in davacı ve dava dışı mirasçı Semire’ye 5221 parsel sayılı taşınmazı devrettiğini, davacı ile davalı arasındaki husumetin de bu taşınmaz üzerine yapılan inşaattan kaynaklandığını, davacının mirasbırakanın ölümünden yaklaşık 20 yıl sonra eldeki davayı bu nedenle açtığını, mirasbırakanın terekesinde paydaşı olduğu 454 ve 455 parsel sayılı taşınmazların bulunduğunu, mirasbırakanın bu iki parça taşınmazdaki paylarını davacı ile dava dışı kızına bıraktığını, davalının da mirasbırakanın bu isteğini yerine getirmeye hazır olduğunu, ...’ye yapılan işlemlerin muvazaalı olmadığını, anılan kişinin diğer taşınmaz üzerine halen ikamet ettiği binayı inşa ettiğini, mirasbırakanın tüm bakımı ile davalının ilgilendiğini, ölümünden sonra cenaze masraflarının davalı tarafından karşılandığını, ayrıca dava konusu taşınmaz için davacıya ve dava dışı kardeşine de ödeme yaptığını, buna ilişkin belgenin dosyaya sunulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6 ıncı ve 706 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nin 18.06.2003 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı ..., davalı oğlu ... ile dava dışı kızı ...’nin mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın eski 4737 parsel saylı taşınmazını 06.12.1988 tarihinde davalı ...’e temlik ettiği, davalı ...’in taşınmazı 20.09.1994 tarihinde dava dışı ...’ye devrettiği, ...’nin de taşınmazı 23.09.1994 tarihinde davalı ...’e trampa suretiyle temlik ettiği, eski 4737 parsel saylı taşınmazın dava dışı bir parselle 15.11.1994 tarihinde birleştirildiği ve 7357 parselin oluştuğu, bu parselin de dava dışı 3. kişi adına kayıtlı 4742 parsel ile 25.11.1999 tarihinde birleştirildiği ve 9082 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, anılan taşınmazın da aynı tarihte ifraz ve taksim işlemi ile 9083 ve 9084 parseller ayrıldığı, 9084 parselin davalı ... adna tescil edildiği ve 27.05.2013 tarihinde taşınmazda kat irtifakı tesisi ile 4 adet bağımsız bölüm oluştuğu anlaşılmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Hemen belirtmek gerekir ki, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti HMK'nın 190 ncı maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6 ncı maddesi gereği davacı tarafa ait olup tüm dosya içeriği, toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre mirasbırakanın davalı dışındaki çocukları ile arasında bir husumet bulunmadığı, davacı tarafça mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin olguların ortaya konulamadığı ve davacının mirasbırakanın temliki mal kaçırmak amacıyla yaptığına dair iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmaktadır.
4. Kabule göre ise; dava konusu taşınmazda 27.05.2013 tarihinde kat irtifakı tesisi ile 4 adet bağımsız bölüm oluştuğu, bağımsız bölümlerin tapu kayıtları getirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmadığı gibi, 15.11.1994 tarihinde eski 4743 parsel ile dava dışı bir taşınmazın tevhit edildiği göz ardı edilerek karar verilmesi de doğru değildir.
5. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulüyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun′un 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Davalı adli yardımdan yararlandığı için harç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.