Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8504 K.2025/5932
10. Hukuk Dairesi 2024/8504 E. , 2025/5932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/725 E., 2024/787 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 53. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/569 E., 2024/29 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabul ile asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murislerin ...'un davalıya ait iş yerinde çalışırken 08.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde kusurun işverene ait olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatı alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı, olayın meydana gelmesinde kendi kusurlarının bulunmadığını, idarenin kusurlu sayılması halinde ise yargı yolunun İdari Yargı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A-1-Asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2-720,654,10 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminat bedellerinin kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-353.272,10 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminat bedeli kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-1-Birleşen davanın kabulüne,
2-45.000 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birleşen davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
3-45.000 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birleşen davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".1)Taraf vekillerinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
2) a-Asıl davanın kısmen kabulüne;
720.654,10 TL maddi ve 250.000.00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... 'a verilmesine,
353.272,10 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
3)a-Birleşen davanın kabulüne;
45.000 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... 'a verilmesine,
45.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın İdari Yargının görevine girdiğini, Ankara Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, olayın meydana gelmemesi için tüm iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, aralarında müteveffanın da bulunduğu personelin T-155 çekili panter obüsünün onarımı ile uğraştığını, bu esnada basınç etkisiyle silindir kapağının patlaması sonucu ...'un yaralandığı ve akabinde de vefat ettiğinin, müteveffaya tamirata ilişkin pratik eğitimlerin verildiğini, kusurun %100 oranında bakanlığa verilmesinin hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunda da hesaplama hatalarının olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.