Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/986 K.2025/5394
10. Hukuk Dairesi 2025/986 E. , 2025/5394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1952 E., 2024/2199 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/133 E., 2023/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenin Düzce fabrikasında 20.05.1999 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin hiçbir kesintiye uğramadan devam ettiğini, fakat bildirimlerinin geç yapıldığını belirterek 20.05.1999-23.03.2001 tarihleri arasındaki fiili ve kesintisiz çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine ve işe giriş tarihinin 20.05.1999 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı hizmet tespiti davasında hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili şirketin, davacının iddiasını araştırma anlamında şirket kayıtlarında inceleme yapamadığını, çünkü müvekkili şirketin kayıt ve belgelerini saklama yükümlülüğünün sona erdiğini, davacının iddiası konusunda hiçbir bilgi ve belgenin müvekkili şirkette bulunmadığını, davacının davasını ispat etmek ile mükellef olduğunu, davacının bu yönde mahkemeye gerekli ve yeterli hiçbir bilgi ve belge sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığından taleplerin hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının davalı iş yerinde 23/05/2001-14/08/2001 tarihleri arasında bildirilen çalışması mevcut olduğu, davacının talebi ise bu çalışmadan önce ve blok halde olması nedeni ile davanın çalışma döneminin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiği, ancak dava hak düşürücü süreden sonra açıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili;kararın hukuka aykırı olduğunu, yerleşik içtihatlar gereğince blok çalışmalarda hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, müvekkilinin çalışmasının blok olması nedeniyle hak düşürücü sürenin müvekkili açısından geçerli olmadığını, emsal Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, somut olayda hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde 20.05.1999-23.03.2001 tarihleri arasındaki fiili ve kesintisiz çalışmalarının ve işe giriş tarihinin 20.05.1999 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.