Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15957 K.2025/5396

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15957 📋 K. 2025/5396 📅 10.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15957 E.  ,  2025/5396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2331 E., 2024/2579 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölhisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/160 E., 2024/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumda SSK'lı ve Bağ-Kur'lu olarak çalışmaları sonrası gerekli gün sayısı yaş ve süre koşullarını doldurduğundan 01.10.2011 tarihinden itibaren 0751699449 sicil numarası ile yaşlılık aylığı kazanmaya hak kazandığını, kendisine 5510 sayılı Kanun gereği 4-1 a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını ve emekli olduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkilinin Gölhisar Sağlık Meslek Lisesi Yaptırma Yaşatma Derneğindeki 18.08.2011 - 31.08.2011 tarihlerindeki sigortalılığının iptal edildiğini ve müvekkilinin emeklilik aylığının durdurulduğunu, müvekkiline 18.04.2022 tarihi itibari ile 257.634,69 TL borç ödeme bildirisi gönderildiğini sebep olarak 31.03.2022 tarih 42668779 sayılı Raporun gösterildiğini, 28.05.2014 tarihli isimsiz ve imzasız şikayet dilekçesine istinaden yapılan soruşturma sonucunda verilen denetim raporuna göre müvekkilinin çalışma sürelerinin iptaline karar verildiğini, asılsız bir dilekçe ile 10 yıl önceki işlemlerin iptal edilmesinin hakkaniyete ve kanunlara aykırı olduğunu, idarenin yaptığı işlemde zamanaşımının söz konusu olduğunu, müvekkilinin kazanılmış hakkının olduğunu bu nedenlerle müvekkilinin 18.08.2011-31.08.2011 tarihlerinde Gölhisar Sağlık Meslek Lisesi Yaptırma Yaşatma Derneğinde fiilen çalıştığını, müvekkilinin inşaatta sıva, fayans, tuğla taşıma, kum taşıma işlemlerini yaptığını, bu nedenle Gölhisar Sağlık Meslek Lisesi Yaptırma Yaşatma Derneğinde tespitine, müvekkilinin 01.10.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazanıldığının tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurum kayıtlarının tetkikinde ... sicil numaralı ... adına 08.04.2021 tarih ve 2021/406697/14 sayılı Denetmen Raporu düzenlendiğini, ilgili rapora göre Gölhisar Sağlık Meslek Lisesi Yaptırma Yaşatma Derneğine ait okul inşaatı iş yerinden bildirilen ve davacının fiilen çalışmadığı halde sahte sigortalı olarak bildirilmesi nedeniyle yapılan kayıt incelemesi, alınan ifadeler, karineler ve hayatın olağan akışı gibi unsurlar dikkate alındığında iş yerinden sahte sigortalı bildirimlerinin yapıldığının anlaşıldığını, davacı adına mezkur iş yerinden bildirilen tüm işe giriş, işten çıkış, tescil ve hizmet kayıtlarının yersiz olarak yapılması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarıyla sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları üç başlık altında toplandığını, bunlardan birisinin eksik olmasının 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmaya engel olduğunu, bir kişinin bildiriminin yapılması ve işverence primlerinin ödenmesi o kişinin sigortalı sayılmasını gerektirmeyeceğini, bir işyerinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalışması olduğunu, bu şartları taşımayan kişiler adına yapılan bildirimlerin 5510 sayılı Kanun'un emredici hükmüne aykırılık nedeniyle iptal edilmesi gerekli olduğunu, sahte sigortalılıkların iptali için Kurum zararının oluşup oluşmaması da göz önünde tutulan bir unsur olmadığını, ülkemizde fiili çalışma olmadan sigortalı statüsünden emekli olabilmek için bazı vatandaşların işveren ve 4/a sigortalı muhasebecilerle anlaşma yaptığını, sahte sigortalıların da emekli olma şartlarını ve sağlık sigortasından faydalanabilme şartlarını sağlamış olduğunu, sahte sigortalılığın Kurumları zarara uğrattığını, Kurumun işyerlerini denetleme yetkisinin mevcut olduğunu, bu davaların kamu düzeni ile ilgili bulunması itibariyle gerek sigortalı ve çalışması, gerekse işyerinin durumu, büyüklüğü, Kurumdaki tescili işin süresi vs. yönlerinden keyfiyetin etraflıca araştırılması ve öncelikle bu husustaki yazılı belgelerin tespit ve incelenmesi gerekli olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, Kurumca yapılan işlemlerin ilgili mevzuat ve usule uygun olarak yapıldığını bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde davacının 18.08.2011-31.08.2011 döneminde Gölhisar Sağlık Meslek Lisesi inşaatında sıva, fayans, tuğla ve kum taşıma işlerinde çalışmış olduğu, SGK'nın bu döneme ilişkin sigortalılığın iptali işleminin iptali talep edilmiştir. Davacının müfettiş denetiminde sıva ve fayans işlerini ... ve ...'le beraber yaptığına ve işi ... aracılığıyla bulduğuna ilişkin beyanına rağmen ...'in denetim sırasında davacının ismini söylememiş yargılama sırasında ise beraber çalıştıklarını beyan etmiş ise de fayans işlerinden bahsetmemiştir. Diğer tanıkların da davacının fayans işi yaptığına ilişkin beyanı yoktur. Yine denetim sırasında ...'ın davacının Gölhisar'daki muhasebeciye para ödeyerek emekli olduğuna ilişkin beyanın bulunduğu, resen dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadığına ilişkin beyanları nazara alındığında davacının uyuşmazlık konusu dönemde söz konusu iş yerinde hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığı ispatlanamadığı gibi davacıya bu çalışmaları karşılığında ücret ödendiği hususu da hiçbir kuşku veya duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilememiş, davacı tanıkları, sigortalılığı iptal edilmeyen bordro tanıkları, denetmen raporunda beyanı bulunanların beyanları, yaptırılan kolluk araştırması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili;sosyal güvenlik denetmenince çalışmanın üzerinden 8-10 yıl geçtikten sonra işçilerin dinlenildiğini ve rapor düzenlendiğini bu nedenle tanımamalarının gayet normal olduğunu, zamanında denetim yapılmaması nedeniyle davacının mağdur olduğunu, davacının zaten kısa bir dönem çalışmasının olduğunu, bordro tanıklarının da 2-3 ay gibi sürelerde çalıştıklarını, bu tanıkların da davacıyı inşaatta gördüklerini söylemiş olduklarını, Mahkemenin resen araştırmakla görevli olduğunu, dosyada derneğin muhasebecisinin tespit edilerek dinlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptal edilen hizmetlerin gerçek olduğunun tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.