Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3799 K.2025/5407
10. Hukuk Dairesi 2025/3799 E. , 2025/5407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4667 E., 2024/4312 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/201 E., 2024/444 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait işyerinde 24.10.2000 tarihinden işten çıkarıldığı tarihe kadar kesintisiz çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, davacının çalıştığı sürelerin Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Kurum vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait Saruhanlı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... sicil numaralı kuru üzüm işleme faaliyetinde bulunan işyerinde 24.10.2000 - 25.09.2009 tarihleri arasında makine hattında çalıştığı, davalı işverene ait işçilerin bir kısmının üzüm hasatının yapıldığı ve sezon dönemi tabir edilen Eylül - Aralık ayları arasındaki dört aylık dönemde kesintisiz olarak, diğer aylarda ise kuruma bildirilen gün sayısı kadar çalıştığının yüksek yargı kararları ile belirlendiği, ancak işyerinde çalışan bazı işçilerin ise mevsimlik olarak değil, tam zamanlı olarak çalıştığının belirtildiği, bir başka anlatımla işyerinde bazı bölümlerin yılın tamamında faaliyetine devam ettiği, bazı bölümlerinde ise mevsimlik çalışma yapıldığı, BAM kaldırma kararı sonrasında dinlenen bordro tanığı ...'ün davacıyı tanımadığını beyan ettiği, halen davalı işyerinde çalışan bordro tanığı ...'in davacıyı tanıdığını, ancak kesintisiz çalışma yapıp yapmadığı hususunda bilgisinin olmadığı beyan ettiği, bordro tanığı ...'nün davacıyı tanıdığını, makine hattında çalıştığını ancak kesintisiz çalışma yapıp yapmadığı hususunda bilgisinin olmadığını, makine hattında çoğunlukla yılın tamamında çalışma yapıldığını beyan ettiği, bordro tanığı ...'nün davacıyı tanıdığını, davacının makine bölümünde çalıştığını, bu bölümde yılın tamamında çalışıldığını beyan ettiği, yine bordro tanıkları ... ile ...'nın davacının makine bölümünde yılın on iki ayında kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri, tanıkların çalıştıklarını beyan ettikleri dönemler ile celp edilen hizmet cetvellerindeki kayıtların örtüştüğü, özellikle bordro tanıkları ... ile ...'nın davalı işveren aleyhine açtıkları hizmet süresinin tespitine ilişkin davalarda davaların kabulüne karar verildiği ve derecattan geçerek kesinleştiği, dolayısıyla davaları olsa bile bu tanıkların beyanlarına yargı kararları ile desteklenmiş olması nedeniyle itibar edildiği, bu kapsamda her ne kadar davacının işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı savunulmuş ise de, davacının makine hattında çalışmış olması ve bu bölümde çalışan işçilerin çoğunluğunun yılın tamamında kesintisiz çalıştıklarının saptanmış olması karşısında, Mahkemece bozma öncesinde bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.02.2022 tarihli raporda, davacının tam zamanlı olarak çalıştığının kabulüne göre hesaplanan hizmet süresi hesaplamasına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur gerekçesine dayalı olarak davanın kabulüne,
1-Davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı işyerinde, ayın asgari ücreti ile 2000/3. dönemde 26, 2001/1.dönemde 81, 2001/2. dönemde 66, 2001/3. dönemde 44, 2002/1. dönemde 88, 2002/2. dönemde 55, 2002/3. dönemde 38, 2003/1. dönemde 70, 2003/2.dönemde 80, 2003/3.dönemde 60, 2004/5.ayında 30, 2004/6.ayında 30, 2004/7.ayında 30, 2004/8.ayında 30, 2004/9.ayında 5, 2004/10.ayında 5, 2004/11.ayında 10, 2004/12.ayında 10, 2005/1.ayında 30, 2005/2.ayında 10, 2005/3.ayında 30, 2005/4.ayında 30, 2005/5.ayında 30, 2005/6.ayında 30, 2005/7.ayında 30, 2005/8.ayında 10, 2005/9.ayında 10, 2005/10.ayında 10, 2005/11.ayında 15, 2005/12.ayında 30, 2006/1.ayında 30, 2006/2.ayında 30, 2006/3.ayında 30, 2006/4.ayında 30, 2006/5.ayında 30, 2006/6.ayında 30, 2006/7.ayında 30, 2006/8.ayında 30, 2006/10.ayında 7, 2006/11.ayında 9, 2006/12.ayında 16, 2007/3.ayında 1, 2007/4.ayında 24, 2007/6.ayında 30, 2007/7.ayında 30, 2007/8.ayında 30, 2007/9.ayında 16, 2007/10.ayında 30, 2007/11.ayında 30, 2007/12.ayında 30, 2008/1.ayında 30, 2008/2.ayında 30, 2008/3.ayında 30, 2008/4.ayında 30, 2008/5.ayında 30, 2008/6.ayında 30, 2008/7.ayında 30, 2008/8.ayında 30, 2008/9.ayında 30, 2008/10.ayında 12, 2008/11.ayında 10, 2008/12.ayında 30, 2009/1.ayında 30, 2009/2.ayında 30, 2009/3.ayında 30, 2009/4.ayında 30, 2009/5.ayında 30, 2009/6.ayında 30, 2009/7.ayında 30, 2009/8.ayında 30, 2009/9.ayında 25 gün olmak üzere toplam 2103 gün çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların (Tanık ...'nın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/1328 esas ve 2017/4382 karar sayılı ilamı ile 07.01.2000 - 11.08.2008 tarihleri arasında toplam 3.184 gün çalıştığı kesinleşmiş görünmektedir. Özellikle iş bu tanık beyanı göz önünde bulundurulduğunda yargısal olarak tam çalıştığı kesinleşen tanık beyanı ile sübuta erdiği üzere) anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere davacının eleme ve makine bölümünde çalışmasından dolayı sezon dönemi dışında ara veren işçilerden olmadığı sübuta ermiş olduğundan davalı ve feri müdahil Kurumun istinaf talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, davacının talepleri yönünden davanın hak düşürücü süreye uğradığını, son bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda yeni bir rapor alınmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde aralıklı (mevsimlik) çalışma yaptığını, davacının hizmet süresi boyunca kesintisiz çalıştığı yönünde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının hizmet süresinin Kuruma bildirildiği kadar olduğunu, davacının düz işçi olduğunu, ustabaşı ya da makine sorumluluğu olduğuna dair somut bir delil bulunmadığını ve davacının da böyle bir iddiasının bulunmadığını, hükme esas alınan tanık anlatımlarına neden üstünlük tanınıp diğer tanık beyanlarına itibar edilmediği hususunun gerekçelendirilmediğini, hükme esas alınan tanıkların işyerinde çalıştıkları tarihler nazara alınarak beyanlarının değerlendirilmesi gerekirken bu yönlü bir araştırma ve değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
2.Feri müdahil vekili, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının çalıştığı sürelerde davalı işveren tarafından müvekkili Kuruma bildirim yapıldığını, bu hizmet süreleri dışında bir çalışmasının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net bir şekilde davacının çalışmasını ispatlayacak deliller bulunmadığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, tanık beyanlarının davacının çalışmasının ne kadar süreyle olduğuna ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, tanıkların dinlendiğini, bunun dışında davacının dava konusu dönemde çalıştığına dair kanıt oluşturabilecek herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını, dosya kapsamındaki beyanları ve dosya esasına ilişkin itirazlarının yeterli şekilde incelenmediğini, davacının davalı işverene ait işyerinde çalışmasının devamlı ve kesintisiz olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, davanın ispatlanamadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.