Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15503 K.2025/5547
10. Hukuk Dairesi 2024/15503 E. , 2025/5547 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2212 E., 2024/1442 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/174 E., 2022/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ... 'nın davalı şirkette çalışmış olup çalışma günlerinin SGK'ya eksik bildirildiğini, bu nedenle davacının, eşinin vefatı nedeniyle hak ettiği ölüm aylığını alamadığını, SGK'nın hizmet döküm kayıtlarında görüleceği üzere müteveffanın davalı şirkette Şubat 2013 tarihinde işe başladığı görülse de bundan çok daha önce, Eylül 2012 tarihinde çalışmaya başladığını ancak davalı şirketçe SGK'ya bildirim yapılmadığını beyanla müteveffanın davalı şirketçe bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili özetle, bu bağlamda müvekkili şirkette çalışan tır şoförlerinin vize işlemleri için işe başladıkları ilk gün itibari ile SGK kaydının yapıldığını, müvekkili şirkette tır şoförlerinin ilk önce işe giriş işlemleri yapılıp daha sonra pasaport için vize işlemleri başlatıldığını, tüm bu işlemler ve belgeler tamamlandıktan sonra tır şoförlerinin yurt dışına sefere çıkabildiklerini, müvekkili şirketin sadece yurt dışına nakliyecilik yapan bir firma olması sebebiyle yukarıda belirtilen şekilde tüm çalışanlarına aynı prosedürün uygulandığını, davacının murisi de müvekkili şirkette tır şoförü olarak çalışmış olduğundan yurt dışına giriş çıkışlarda sıkıntı yaşamaması için sigorta işlemlerinin eksiksiz ve zamanında yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi 2012 yılında değil Şubat 2013 tarihinde davacının murisinin işe giriş kaydının yapıldığını, davacının emeklilik işlemleri için ihtiyaç duyduğu süreyi müvekkili üzerinden sağlamaya çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; müteveffanın, 01.10.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 90 gün, 01.01.2013-18.02.2013 tarihleri arasında 50 gün davalı şirket nezdinde prime esas asgari kazançla çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde;
Davalı işyerinin 01.03.1991 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, faal olduğu, davacının eşi muris ... Salı'nın hizmet cetveline göre 19.02.2013- 25.12.2014 ve 17.01.2015- 17.10.2015 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimi yapılmış olup, 2012/9-19.02.2013 ve 26.12.204- 17.01.2015 tarihleri arasında herhangi bir bildiriminin olmadığı anlaşılmıştır.
Murisin yurtdışı giriş çıkış kayıtlarının gönderildiği, 18.10.2012 tarihinden itibaren Bulgaristan'a giriş çıkışlarının bulunduğu, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen kayıtlara göre murisin 11.03.2014, 07.03.2014, 01.03.2014, 23.02.2014, 15.02.2014, 07.02.2014, 07.01.2014 tarihleri arasında ... plaka ve ... plakalı araçla Romanya'ya giriş çıkışlarının bulunduğu, taşıyıcı firmanın ... olduğu, bu tarihlerde davalı nezdinde bildirimlerinin olduğu, Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından gönderilen kayıtlara göre 25.10.2012- 27.06.2014 tarihleri arasında ... plaka ... dorse numaralı taşıyıcı firması ... olan araçlarla ve ... plaka ... dorse numaralı araçlarla yurtdışına giriş çıkış yaptığı anlaşılmıştır.
Muris ... Salı'nın işerinde 2012/9. ayında çalışmaya başladığının iddia edildiği, davalı işyerinden 19.02.2013 tarihinde bildiriminin başladığı,murise ait yurtdışı giriş çıkış kayıtlarına göre 25.10.2012 tarihinden başlayarak 27.06.2014 tarihine kadar ... adına Romanya'ya giriş ve çıkışlar yapıldığı, bu tarih aralığında davalı işyerinden bildirimlerinin yapılmış olması ve yurtdışı firmasının ortaklarından ... 'nın aynı zamanda davalı şirket yetkilisi ve ortağı olması karşısında iş yerleri arasında organik bağ bulunduğu, Mahkemenin kararında usul veya yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili özetle, Mahkemece Türkiye-Bulgaristan arasında giriş çıkış yapıldığı gerekçesiyle tespite karar verilmişse de bu yönde bir delil bulunmadığını, Bulgaristan vatandaşı olan murisin kendi ülkesine yaptığı giriş çıkışların müvekkili şirkette çalışma olarak kabul edilemeyeceğini, çalışanların yurtdışı seferlerinde sigortasız çalıştırılmalarının mümkün olmadığını, dosyada mevcut yurtdışı giriş ve çıkışların tarih itibariyle müvekkili tarafından bildirimi yapılmış dönemler olduğunu, ancak 2012/10- 2013/2 tarihleri arasında Bulgaristan'a giriş çıkışları olması sebebiyle bu dönemde de tespite karar verilmesinin yanlış kanaate dayandığını, ticari araç ile taşımacılıkta plaka, dorse no. gibi bilgilerin de kayıtlarda yer alması gerektiğini, Mahkemece, davalı şirketin önceki yetkililerinden ... 'nın yetkilisi olduğu ve Bulgaristanda kurulu ... isimli şirketin de yetkilisi olup aralarında organik bağ olduğu kabul edilerek karar verilmesinin yerinde olmadığını, organik bağın varlığı açısından bir çok olgunun da değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketle organik bağ iddiası olunan şirket arasında hiç bir bağın bulunmadığını, bu hususun yeterince araştırılmadığını, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, Mahkemece Kurum kayıtlarının dikkate alınmadığını, tanıkların bir kısmının bordro tanığı olmadığını, davacı tanıkları ile kamu tanıklarının beyanlarının örtüşmediğini, fiili çalışma iddiasının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edilemediğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.