Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15301 K.2025/5400
10. Hukuk Dairesi 2024/15301 E. , 2025/5400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/139 E., 2024/649 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı, davalılara ait arazilerin toprak ve tarım işlerinde 1968 yılından 15.01.2012 tarihine kadar çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar ve feri müdahil vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli kararı ile "...İnceleme konusu davada, davacı, 1968 yılından 15.01.2012 tarihleri arasında davalılara ait arazilerin toprak ve tarım işlerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görünmemektedir. Dosya içerisinde bulunan banka kayıtlarında davacıya, davalılar tarafından 2004-2012 tarihleri arasında her ay yapılan ödemelerin bulunduğu anlaşılmakla bu ödemelerin niteliği, ne için yapıldığı araştırılmalı, davacının çalışmasının şekli ve kapsamı, sürekli çalışıp çalışmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği tereddütsüz belirlenerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 17.03.2022 tarihli kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 22.09.2022 tarihli kararı ile "..İnceleme konusu davada, davacılar murisi, 1968 yılından 15.01.2012 tarihleri arasında davalılara ait arazilerin toprak ve tarım işlerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin karar verildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında, davacılar murisine davalılar tarafından 2004-2012 tarihleri arasında her ay yapılan ödemelerin bulunduğu anlaşılmakla, bu ödemelerin ne için yapıldığının araştırılması belirtilmesine karşın, herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, davacılar murisinin kendi adına tarım işi ile uğraşıp uğraşmadığı belirlenmeli, bu kapsamda çalışmanın kısmi çalışma olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." belirtilerek karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile tüm dosya içeriği ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı davalılar nezdinde çalıştığının tespiti yönünde dava ikame etmiş olsa da Mahkemece yürütülen tahkikat, dinlenen tanık beyanları ve sair deliller tahtında davacının davalı işverenliklerde sigorta kaydının bulunmaması, 2004-2011 yılları arası davacıya ait banka hesap hareketlerinde davalı çalışanları ve belirtilen muhtelif zamanlarda davalılar tarafından ödemelere rastlanmasına rağmen ilgili ödemelere ilişkin açıklama bulunmaması, tanık beyanlarında davacının yevmiye usulü mü aylık usulü mü veya yılda kaç ay çalıştığı hususunda net beyanlara rastlanmaması, tanık beyanlarında davacının davaya konu süreçte davalılara ait işyerinde aralıksız şekilde çalıştığı yönünde beyana rastlanmaması sebepleriyle davacının hizmet süresine ilişkin hesaplamaya elverişli bilgi ve belgeye rastlanılmamış olması sebepleriyle davacının hizmet süresine ilişkin hesaplama yapılamadığının anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında mevcut diğer yazılı delillerin nazara alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, Mahkemece bozmaya uyulmuş is de bozmanın gereğinin tam olarak yapılmadığı anlaşılmakla, yapılan yargılama sonucunda, bozma sonrası beyanına başvurulan tanıklarını davacının çalışmasına yönelik net bir beyanda bulunmadıkları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
3-Mahkemece yapılacak iş özellikle ödemelerin yapıldığı 2004-2011 yılları arasına ilişkin olarak ekim-dikim-hasat dönemlerinin ilgili yerlerden sorularak bu dönemlerdeki çalışmaların varlığı gözetilerek istemin kısmen kabulüne karar vermekten ibarettir.
4-Kabule göre de; 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın, 24.11.2015 tarihinde açıldığı ve hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında Sosyal Güvenlik Kurumunun usule aykırı olarak davalı sıfatı ile yer aldığı ve hüküm fıkrasında lehine vekalet ücreti hükmedildiği anlaşılmaktadır. Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.