Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16218 K.2025/5586

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/16218 📋 K. 2025/5586 📅 10.04.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/16218 E.  ,  2025/5586 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1603 E., 2024/1922 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/658 E., 2024/460 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1999 yılı Ağustos ve Eylül aylarında davalı işyerinde mühendis olarak çalışmasına rağmen sigorta girişinin 15.09.1999 yılında yapıldığını, 1999 yılı Agustos ve Eylül aylarında çalıştığının tespitini talep etmektedir.
Davacı asil 28.09.2023 tarihli duruşmada 31.08.1999 yılında çalışmaya başladığını beyan etmektedir.
II. CEVAP
Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının hizmetinin tespitini istediği işyerinin Sinop’ta yer aldığını, yetkisizlik kararı verilmesini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini, davacının 15.09.1999 yılında işe girişinin bildirilmesinin hizmet tespiti için tek başına yeterli olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ...'in 31.08.1999-15.09.1999 yılları arasında davalı iş yerinde kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde:
a. Eksik araştırma ile karar verildiğini, Sinop mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kararın bozulmasını savunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 31.08.1999 - 15.09.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (... Kuru-... Arslan-Ejder ..., Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Somut olayda, hüküm altına alınan sürelerde davacının çalıştığı tespit edilen davalı şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde resen silindiği ve bu hususun 06.02.2015 tarih, 8753 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşıldığına göre Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; davacı tarafa davalı ... Ormancılık Haritacılık İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini işbu dava nedeniyle ihya etmesi ve şirkete tasfiye memuru atanması için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden fer'i müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.