Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15339 K.2025/4623
10. Hukuk Dairesi 2024/15339 E. , 2025/4623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/903 E., 2024/2237 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/280 E., 2023/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin eşi ...'in 16.01.1992 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin eşinin ölüm tarihinde bulunduğu bölgedeki (...) ... Genel Müdürlüğüne başvurarak, babasının tarım sigortalılığı sebebi ile aylık bağlatma talebinde bulunduğunu ve aylık bağlandığını, daha sonraki bir tarihte eşinin SSK sigortalılığının olduğunu öğrenmesi üzerine, evlenen kızlarından birisinin evlenme ödeneğinden faydalanabilmesi için SSK'ya başvuruda bulunduğunu, kendisine eşinin SSK sigortalılığı sebebi ile (dul aylığı) ölüm aylığı bağlandığını ancak babasının tarım ... sigortalılığı sebebi ile kendisine bağlanan aylığın kesildiğini, 25.10.2021 tarihli dilekçe ile SGK Emeklilik İşlemleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunularak davacıya bağlanan aylıkların niteliği hakkında bilgi talep edilerek; Kurum kayıtlarında hata tespit edilmesi halinde düzeltilerek; davacının gerek babası gerekse eşi yönünden mahrum kaldığı alacakların tespit edilerek, ödenmesinin talep edildiğini, cevabi yazıda davacıya babasının değil eşinin Tarım ... sigortalılığı üzerinden aylık bağlandığını, bu sebeple SSK'dan aylık bağlanması sebebi ile de diğer aylığının kesildiği bilgisi verildiğini, davacının eşinin Tarım ... sigortalılığı olmadığını, davacının babası ... ...'ın Tarım ... sigortalısı olduğunu, müvekkilinin dul kaldığı 16.01.1992 tarihinden önce vefat ettiğini belirterek, müvekkili davacının hak sahipliği durumunun tespit edilerek aylık bağlanmasını ve eksik ödenen aylıkların yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hem ana/babasından hem de eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazanan kız çocuklarıyla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanun'un 23. ve 68. maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un 46 ve 5434 sayılı Kanun'un 94. maddesinde yüksek olan aylığın ödeneceği öngörülmüş olup, her iki aylığın ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 54. maddesinde bu durumlarda tercih edilecek olan aylığın ödeneceği öngörüldüğünü, davacıya aylık miktarı daha yüksek olan aylığın kendisine ödendiğini, Kurum işleminde hata olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili davacının eşi ...’in 16.01.1992 tarihinde vefat ettiğini, eşinin ölüm tarihinde bulunduğu bölgedeki (...) ... Genel Müdürlüğüne başvurarak, babasının tarım sigortalılığı sebebi ile aylık bağlatma talebinde bulunduğunu, kendisine eşinin SSK sigortalılığı sebebi ile ölüm aylığı bağlandığını, ancak babasının tarım bağkur sigortalılığı sebebi ile kendisine bağlanan aylığın kesildiğini, kurum kayıtlarında bir karışıklık olduğunu, davacının eşinin ... ... sigortalılığı olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.