Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15556 K.2025/4609

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15556 📋 K. 2025/4609 📅 24.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15556 E.  ,  2025/4609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2017/120 E., 2022/24 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... çalışanı ... TC. Kimlik no.lu sigortalı ...'ın davalı Şirkette guartz taşının öğütüldüğü değirmende çıkan toz maddeyi paketleme ve yükleme işçisi olarak çalıştığını, sigortalının SGK başkanlığı ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi 11.11.2013 tarih, 0021801 sayılı sağlık kurulu raporu ile iş görmezlik derecesinin %52 olarak tespit edildiğini, meslek hastalığı ve tedavi giderleri ile belirlenen iş görmezlik oranına göre gelir bağlandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10971,70 TL Kurum alacağının gelir, onay şart ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 02.12.2014 tarih 2014/74 Esas 2014/534 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..Davacı vekiline 6100 sayılı Yasa gereğince 700,00 TL bilirkişi avansını yatırması konusunda iki hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre zarfında ara kararın yerine getirilmediği takdirde vazgeçileceğinin ihtarına, şeklindeki ara kararında, bilirkişilerin tamamının, kimlik ve vasfı ile bilirkişiye verilen görevin belirtilmesi gerekirken, 3. Bilirkişinin uzmanlık alanının belirtilmediği, bu haliyle kesin sürenin usule uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının dava açarken yatırmış olduğu gider avansından arta kalan kısmın, delil avansı yönünde tamamlattırılması yoluna Mahkemece gidilmeyerek yazılı şekilde ara karar kurulması ve dava konusu olayla ilgili Kurum Raporu, tazminat dosyası ve ceza dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak buradaki kusura ilişkin alınan raporlarında eldeki davada, değerlendirilebileceği hususunun gözetilmeyerek.... " dair karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 65.582,40 TL Kurum alacağının gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma ödenmesine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde, taleplerinde haksız olan davacının davasının reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.