Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15217 K.2025/4581

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15217 📋 K. 2025/4581 📅 20.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15217 E.  ,  2025/4581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 16.07.2012 ile 17.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile bu süre boyunca gerçek aylık ücretleri üzerinden prime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkette 06.09.2012 tarihinde işe başladığını, 17.12.2015 tarihine kadar çalıştığını, müvekkili şirkette tüm maaşların bankaya yatırıldığını, elden ödeme olmadığını, banka aracılığıyla ödenen tutarın davacının gerçek maaşı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; çalışan sigortalılar için düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacının davalı işverene ait ... sicil sayılı iş yerinde bildirimlere ek olarak 17.07.2012-05.09.2012 tarihleri arasında 50 gün dönemin prime esas asgari kazanç tutarı ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının davalı iş yerinde 2015/12. ayında 17 gün gerçekleşen çalışmasına esas SPEK tutarının 4.680,81 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Somut olayda, davacı adına 06.09.2012-17.12.2015 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, tanık beyanlarından çalışma başlangıcının net olarak ortaya konulamadığı, buna göre iş emri formunda servis danışmanı olarak davacının ilk defa 17.07.2012 tarihinde isminin yer aldığı birlikte değerlendirildiğinde davacının işe girişinin 17.07.2012 olarak kabulünün yerinde olduğu, davacının davalı iş yerinde iddia ettiği ücret ile çalıştığına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı, Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 2015/1251 Esas ve 2016/469 Karar sayılı kararında hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatı alacakları prime esas kazancın belirlenmesi bakımından ücret niteliğinde değil ise de fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve yıllık izin alacağının ücret niteliğinde bulunduğu (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarih, 2016/2372 Esas ve 2016/8377 Karar sayılı kararı), söz konusu alacağın Ankara Batı İcra Dairesinin 2017/1872 Esas sayılı dosyası ile tahsil edildiği, ödenen söz konusu ücret niteliğindeki alacakların davacının hizmetinin geçtiği son ayın prime esas kazanç matrahına dahil edildiği anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle, söz konusu iş emri kabul formlarının delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu kapsamda yapılan tespitin kabul edilemeyeceğini; müvekkili şirkette işe giriş tarihinden itibaren SGK kaydının yapıldığını ve primlerin düzenli olarak ödendiğini, çalışanların ücretlerinin elden değil sadece banka aracılığı ile ödendiğini, ayrıca davacının dilekçesinde ve beyanlarında son aylık ücretinin net 1.620.00 TL olduğunu iddia ettiğini, Mahkemece brüt maaşın 2.666.02 TL olarak tespit edildiğini, bu tespitin neye dayanılarak yapıldığının belirgin olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı işverenlik vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.