Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15050 K.2025/4530
10. Hukuk Dairesi 2024/15050 E. , 2025/4530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun 29.05.2019 tarih ve E. 8143535 sayılı yazılarında 14.01.2019 tarihli rapor gereği ... unvanlı işyerinde davacıya ait 10.10.2014 - 15.10.2014 süreli hizmetin fiili çalışmaya dayanmadığı, yapılan bildirimlerin yersiz yere yapıldığının tespit edildiğini, işyerinden verilen işe giriş ve aylık prim bildirgelerinin tamamının iptal edildiğinin bildirildiğini, SSK'ya tabi davacının hizmetinin kalmadığını, 4/a statüsünde yapılan borçlandırmaların 4/b kapsamında değerlendirildiğini, davacının 01.04.2015 tarihinden itibaren geçerli olan aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, aylığın iptal edilmesi sebebiyle davacıya borç çıkarılacağının belirtildiğini beyanla davalı Kurumun 14.01.2019 tarih ve 2019/113638/019 sayılı raporunun iptalini, yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilmesine dair işlemin iptaline ve aylığın 4/a statüsünde tekrar bağlanmasına, yersiz ödeme borcunun, faizleri ve tüm fer'ilerin iptalinin ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Kurum işleminde yasaya ve hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, davacının 2014/10 dönemi hizmetinin, 14.01.2019 tarih, 113638/019 sayılı denetmen raporunda belirtilen hususlar ve alınan ifadeler birlikte değerlendiriğinde kişilerin ifadeleri arasındaki çelişki ve hayatın olağan akışında uzun yıllar çalıştıklarını beyan ettikleri işyeri hakkında gerek çalışanlar gerek işyeri tarifi gerek yapılan işin tanımı gerekse işverenin adını dahi bilmedikleri göz önünde bulundurularak fiili çalışmaya dayanmadığının tespit edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının çalışmasının fiili çalışma olduğunu, günün belirli saatlerinde ... SGM'nin karşısında ve Ankara'daki SGM'lerin önünde el ilanı ve broşür dağıtımı işlemi yaptığını ve bu sürelerin dışında da ofiste olağan işlerin yürütülmesinde personele yardım ettiğini, ayrıca Almanya'da tercümanlık işlemleri yapan işyerinde de çalışarak ilan dağıtım işlerinin yanısıra Almanya emeklilik kasasından gelen hizmet belgelerinin tercümesi konusunda da hizmet ettiğini, yurt dışında yaşamış olan müşterileri ile davacının görüştüğünü ve onları karşılamak onlarla ilgilenmek konularında çalıştığını, davacıya ait primlerin de SGK hesaplarına kendilerince yatırıldığını, işveren olarak üzerine düşen tüm yükümleri yerine getirerek ödemeleri yaptığını, bahsi geçen denetmen raporunun tarafına tebliğ edilmediğini, rapora dair tüm haklarını saklı tuttuğunu, dava konusu olay sebebiyle itibarının sarsıldığını ve yeni müşteriler ve yanında hiçkimseyi çalıştıramaz hale geldiğini
, dava açılmasına davalı Kurumun neden olduğundan tarafının masraf ve vakalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum inceleme raporunun aksinin ispat edilemediğinden hizmetin iptali sonucunda davacının Türkiye’de 4/I-a bendi hizmeti kalmadığından 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı sürelerin 4/I-b kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesine, neticeten mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan yaşlılık aylığının iptaline, ödenmiş olan yaşlılık aylıklarının davacı adına borç kaydedilmesine ilişkin işlemin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının muvazaalı bir çalışması bulunmadığını, Mahkeme kararının aksine, raporun aksini ispat etmeleri gereken müvekkiline isnat edilen bir tespit de bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı ...'e ait işyerinde 10.10.2014 - 15.10.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.