Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14918 K.2025/4534

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/14918 📋 K. 2025/4534 📅 19.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/14918 E.  ,  2025/4534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.09.2002 tarihinden başlayarak dava tarihine kadar kesintisiz devam ettiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından 29.12.2015 tarihinde Kuruma verilen dilekçe ekinde meyve ve sebze komisyoncusu ... tarafından düzenlenen 08-09/2002 ayına ilişkin müstahsil makbuzunda davacı adına Bağ-Kur kesintisi bulunduğunun görülmesine karşın kesinti listeleri ve ödeme makbuzu bulunmaması sebebi ile adı geçen komisyoncuya 31.12.2015 tarihinde yazı yazıldığını, ancak yanıt alınamadığını, bu nedenle kesintinin Kurum hesaplarına geçme şartının gerçekleştirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararıyla; davacının tespiti istenen döneme ilişkin prim ödemesi, müstahsil makbuzlarının bulunmadığı, Kurum kayıtlarında bu döneme ilişkin prim kesintisi olmadığı, Kurum hesabında da tevkifatlara ilişkin bir kayıt yer almadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin17.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...davacının 10.11.2015 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, tevkifata dayalı olarak sigortalılığının 01.09.2002 tarihinden başlatılması talebinde bulunduğu, dosyada bulunan ... isimli komisyoncuya ürün teslimi nedeniyle düzenlenen 25.09.2007 tarihli müstahsil makbuzunda %1 Bağ-Kur kesintisi olduğunun ve ... isimli komisyoncuya ürün teslimi nedeniyle düzenlenen 14.09.2002, 26.08.2002 tarihli müstahsil makbuzlarda %1 Bağ-Kur kesintisi olduğunun iddia edildiği, SGK’nın 31.12.2015 tarihli yazısında, 08-09/2002 dönemine ait müstahsil makbuzunda Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı görülmekte ise de tevkifat bildirim listelerinde davacı adına rastlanmadığı, tevkifatın Kurum hesabına yatırıldığına dair banka dekontunun Kuruma intikal etmediği belirlendiğinden geriye dönük tescil işlemi yapılamayacağının belirtildiği, yine SGK Başkanlığı’nın 06.07.2020 tarihli müzekkere cevabında, komisyoncu tarafından tanzim edilen 26.08.2002 tarihli, 14.09.2002 tarihli ve 25.09.2007 tarihli müstahsil makbuzlarında %1 tutarında kesinti yapıldığının görüldüğü, ancak ilgili aylara ait tevkifat bildirim listeleri ile tevkifat tutarının Kurum hesabına yattığına dair banka dekontuna arşiv kayıtlarında rastlanamadığından geriye dönük tescil işlemi yapılamadığının bildirildiği, müstahsil makbuzlarını düzenleyen komisyoncuların Mahkemece dinlenildiği ve dosyaya sunulan müstahsil makbuzlarının kendilerince düzenlendiğini ve davacının ürün teslim ettiğini, makbuz içeriklerinin doğru olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması sigortalılığın tespitine engel olmayacağından, Mahkemece, 06.07.2020 tarihli 7.905.361 sayılı Kurum yazısı ve ilgili müstahsil makbuzlarının örneği eklenmek suretiyle Kurumdan tekrar müstahsil makbuzlarında gösterilen %1 kesintinin Bağ-Kur tevkifatı olup olmadığı sorularak, Bağ-Kur kesintisi olduğu anlaşılırsa, tevkifata göre davacının 01.09.2002-31.12.2002 ve 01.10.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu kabul edilmeli, tevkifat bulunmayan yıllara ilişkin olarak da, davacının prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararı ile davacı tarafından tespiti istenen döneme ilişkin prim ödemesi, müstahsil makbuzlarının bulunmadığı, Kurum kayıtlarında bu döneme ilişkin prim kesintisi olmadığı, Kurum hesabında da tevkifatlara ilişkin bir kayıt yer almadığı anlaşılmakla, davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...Uyulan bozma ilamı kapsamında sürdürülen yargılama sürecinde, 26.8.2002, 14.09.2002 ve 25.09.2007 tarihli müstahsil makbuzlarının varlığının ve geçerliliğinin anılan kayıtları düzenleyen komisyoncuların beyanı ile sabit olmasına, aksinin iddia ve ispat edilememiş bulunmasına, müstahsil makbuzlarında toplam bedelin %1'i oranında mevzuat gereği yapılması gereken tevkifat kesintisinin yapılmış olduğunun dosya içeriği ile belirgin bulunmasına, davaya konu diğer dönemlere ilişkin olarak ise tevkifat veya ürün teslimi bulunamamasına göre, önceki bozma ilamında işaret edilen şekilde davacının 01.09.2002 - 31.12.2002 ve 01.10.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.09.2002 - 31.12.2002 ve 01.10.2007 - 31.12.2007 tarhileri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın ürün satışı ve bu satışlardan dolayı satış tutarından prim tevkifatının olmadığını, tevkifat listelerinin bulunmadığını, davacı taraf iddialarını kanıtlayacak bir delil de sunamadığını, Kurum işlemlerinin kanun gereği ve mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamda sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.