Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4907 K.2025/4377
10. Hukuk Dairesi 2024/4907 E. , 2025/4377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/240 E., 2024/585 K.
SAYISI: 2020/31 E., 2023/546 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı asil ... ve adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğradığından bahisle 593.733,93 TL maddi, 75bin TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedenyile davacının %15,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda dava dışı üçüncü kişi ... ...'ın %85, davalı işveren ...’un %10, davacının %5 oranında kusurlu oldukları kabullerinden hareketle davacı lehine 593.732,93 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince işverenin bu kazayı öngörerek tedbir almasının beklenmeyecek olmasına ve olayın gerçekleşmesinde ... ...’ın ağır kusurlu olduğunun açıkça anlaşılabilir olmasına göre iş kazasını işverene bağlayan illiyet bağının ... ...’ın eylemi ile kesildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin işverenin açık talimatı üzerine kapalı eczaneyi açmaya gittiği sırada silahlı saldırıya uğradığını, olayda işverenin kusuru ve olayla illiyet bağının bulunduğunu, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ret vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne.
Dosya kapsamından, davacının davalıya ait eczane işyerinde eczane teknikeri olarak çalıştığı, olay tarihinde davacının, davalı işvereninden izin alarak işten erken çıktığı, davacı sigortalının öğleden sonra iş yerinden ayrılmasından bir süre sonra eczanenin bulunduğu çevrede yaşadığı için iş yerinin bulunduğu çevrede tanınan dava dışı ...'ın eczaneye gelerek telefonunun şarjının bittiğini eczanede şarja takıp takamayacağını sorduğu, ...'a izin verildiği ancak eczanenin saat 19:00’da kapatıldığı, o saatten önce gelip alması gerektiğinin söylendiği, ancak dava dışı ...'ın telefonu almaya gelmediği, saat 20:30 sularında, eczane kapandıktan sonra geldiği, eczanenin kapalı olduğunu görünce zaten tanıdığı komşu esnaftan davacıyı aramalarını istediği, davacının misafiri bulunduğunu ve mesai saati dışında eczanelerin faaliyette bulunmasının yasak olduğunu söylediği, sonrasında ...'ın komşu esnafa birkaç kez daha davacıyı arattığı, davacının da bunun üzerine davalı işverenini aradığı, ...’ın eczaneye komşu olan ... aracılığı ile kendisini aradığını eczanede kalan telefonunu istediğini söylediği, davalının davacıdan dükkanı açamayacaklarını, yarın sabah alması gerektiğini ...'a iletmesini söylediği, daha sonra davacının tekrar davalı işvereni aradığı, ...'ın ısrar ettiğini söylediği, davacının davalı işverenin bilgisi dahilinde telefonu vermek üzere eczaneye geldiği, ancak bu sırada tavır ve davranışları ile davacının dava dışı ...’a yönelik hakaretamiz sözler sarfettiği, öfke ile kendi kendine söylendiği, dava dışı ...'ın bu duruma duyduğu kızgınlıkla üzerindeki tabancayla davacının belden aşağısını hedef alıp bacaklarına ateş ettiği, olayda dava dışı ...’ın davacıdan kaynaklanan haksız davranışlara duyduğu öfkenin etkisiyle yaralama suçunu işlediği, Bölge Adliye Mahkemesi aşamasında kesinleşen ceza dava dosyası ile maddi olgunun bu şekilde sabit hale geldiği, Kurum tarafından düzenlenen inceleme raporunda dava dışı üçüncü kişi ... ...'ın %85, davalı işveren ...'un %10, davacının %5 oranında kusurlu oldukları yönünde belirleme yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince alınan ve hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda da aynı şekilde kusur taksimatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince işverenin bu kazayı öngörerek tedbir almasının beklenmeyecek olmasına ve olayın gerçekleşmesinde ... ...’ın ağır kusurlu olduğunun açıkça anlaşılabilir olmasına göre, iş kazasını işverene bağlayan illiyet bağının ... ...’ın eylemi ile kesildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş ise de illiyet bağının kesilmemiş, İlk Derece Mahkemesince alınıp itibar edilen bilirkişi kusur raporunda belirlenen oranlar hem olayın oluşuna uygun hem de Kurum inceleme raporuyla aynı yöndedir. Bu hususlar göz ardı edilerek Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi hatalı olup davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf nedenleri ve davacının davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmamış olması karşısında davacı lehine 593.732,93 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.