Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15861 K.2025/4139

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15861 📋 K. 2025/4139 📅 13.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15861 E.  ,  2025/4139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı işveren yanında 1996 yılından itibaren metal ve metal alaşımlarının eritilmesi, kalıplara dökülmesi ve katılaştırılarak imal edilecek parçaların üretilmesine dair her aşamada zararlı etkilere maruz kalarak çalıştığını belirterek 05.05.1997-09.09.2012 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerine itibari hizmet süresi, fiili hizmet süresi zammı tespiti ile prime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının bildirimlerinin doğru ve usulune uygun şekilde yapıldığını, davacının işyerinde zararlı etkilere maruz kalmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddi istenmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.05.2015 tarihli, 2014/527 E. Ve 2015/202 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıdaki tarih ve sayılı kararının davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine, Dairenin 11.04.2017 tarih, 2015/14226 E., 2017/3118 K. sayılı bozma ilamında, "...davacının, davalı işverene ait işyerindeki çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçip geçmediğinin tespiti amacıyla, öncelikle davalı işyeri hakkında Çalışma Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişlerince prim nispeti azaltma gerekçesi de irdelenerek işyerinin itibari hizmet kapsamında olup olmamasına dair herhangi bir denetim yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekli olup işyeri dosyası celp edilerek, davaya konu dönemde davacının işyerinin hangi bölümlerinde ve hangi işte fiilen çalıştığı belirlenerek, birimlerin birbirlerine bağlantı ve uzaklıkları ile bir bölümdeki fiziksel dış etkenlerden diğer bölümlerdeki çalışanların etkilenme dereceleri belirlenip; davacının çalıştığı kısmı gösterir işyeri krokisi de eklenerek, bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılmalı, işyerine ilişkin gözlemler ayrıntısı ile keşif tutanağına yansıtılmalı, çalışmaların itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyeri koşullarında geçip geçmediği net olarak belirlendikten sonra bir karar verilmelidir.
Yapılacak incelemede; yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı; gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeniyle, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin, insan sağlığı için tehlike düzeyi ölçümleme yöntemiyle ortaya konulduktan sonra davacının işyerinde çalıştığı birim veya birimlerin koşulları ile yapmakta olduğu işin niteliğine göre hangi zararlı etkenlerden ne şekilde etkilendiği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulup, davacının itibari hizmet süresinden yararlanması gereken sürenin somut kanıtlara dayalı olarak ortaya konulması gereği üzerinde durulmaksızın, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 17.03.2022 tarihli, 2018/400 E., 2022/71 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıdaki tarih ve sayılı kararının davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairenin bozma ilamında "...İnceleme konusu davada, davacının davalı işverene ait işyerinde döküm bölümünde geçen ve bildirilen 27.03.2007-01.10.2008 tarihleri arasındaki 544 gün bildirim için hesaplanan 136 gün itibari hizmet süresine hükmedilmesi isabetli ise de 40. maddede bulunan tablonun, 8 numaralı sırasında düzenlenen ve fiili hizmet süresi zammı verilmesini gerektiren döküm işinde çalışan sigortalılara, ancak tüm çalışmaları fiilen maddede belirtilen işlerde geçmesi halinde fiili hizmet süresi zammı verilebileceğinden, 01.10.2008-09.09.2012 tarihleri arasında bildirilen 1419 günlük çalışma süresinde, fiilen döküm işinde geçen sürenin, bu dönemde bulunan yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık süreleri gibi fiilen döküm işinde geçmeyen sürelerin çıkarılması ile net olarak bulunup, belirlenecek bu süreye fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin bildirilen tüm süreleri için fiili hizmet süresi zammı verilmesi gerektiğini, davacının izin kullanmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı işveren vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itibari hizmet süresi, fiili hizmet süresi zammı ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’nun 427 ilâ 444. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.