Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1664 K.2025/4047
10. Hukuk Dairesi 2025/1664 E. , 2025/4047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin tespitnii, tespit edilecek malüllük oranına göre malulen emekliliğe ve emekli aylığına hak kazandığının tespitini, yargılama, harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk kez 19.06.2018 tarihinde aylık bağlanması talebinde bulunduğu, 24.10.2018 tarihli Kurum sağlık kurulu raporunda davacının çalışma gücünün %60' ını kaybetmediğine karar verildiği, davacının itirazı üstüne Yüksek Sağlık Kurulunun 09.01.2019 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, davacının 28.01.2019 tarihinde tekrar aylık bağlama talebinde bulunduğu, 13.02.2019 tarihli Kurum sağlık kurulu raporu ile çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, davacının üçüncü kez 27.03.2019 tarihinde aylık bağlanma talebinde bulunduğu Kurum sağlık kurulunun 09.05.2019 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, Kurum işleminin iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 24.01.2022 tarihli raporunda davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmiş olduğu, 04.12.2019 tarihinden itibaren maluliyetinin başladığı, Kurum vekilinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor alınmış, 25.05.2023 tarihli raporda davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmiş olduğu, maluliyetinin 04.12.2019 tarihinden itibaren başladığının tespit edildiği; 5510 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre maluliyet aylığının bağlanabilmesi için sigortalının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmesi, en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup 1800 gün yaşlılık ve ölüm sigortaları prim gününün bulunması ve maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılması ve Kurumdan yazılı istekte bulunması gerekmekte olup somut olayda davacının Adli Tıp Kurumunun 24.01.2022 ve 25.05.2023 tarihli raporlarına göre çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğu, hizmet dökümü incelendiğinde davacının ilk kez 01.09.2005 tarihinde 4-a kapsamında işe başladığı, sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2005 olduğu, 19.06.2018 tarihi itibariyle 10 yıldan fazla sigorta süresinin bulunduğu, 2555 gün prim gününün bulunduğu, 29.09.2017 tarihinde işten ayrılmış olduğu, talep tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 26. maddesindeki şartların oluştuğu anlaşılmış, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen 04.12.2019 tarihini takip eden aybaşından maluliyet aylığı bağlanması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının 04.12.2019 tarihi itibariyle çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş olduğundan malul sayılması gerektiğinin tespitine, davacıya 04.12.2019 tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık maluliyet aylığı tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 25. ve 26. maddeleri hükümleri ile Kurum Sağlık raporları, ... raporları, davacının şahsi sicil dosyası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.