Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9038 K.2025/4094
10. Hukuk Dairesi 2024/9038 E. , 2025/4094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 21.11.1986 - 15.11.2002 tarihleri arasında davalı vakfa tabi çalışmalarının bulunduğunu ve 15.11.2002 tarihinde istihdam fazlası olarak 4603 ve 4046 sayılı Kanunlar uyarınca .... Veteriner Kontrol Müdürlüğüne atandığını, burada ise 15.11.2002 - 15.12.2010 tarihleri arasında çalışarak 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekliye ayrıldığını, davalı Vakıf nezdinde geçen çalışmalarının emeklilik için yeterli olduğunu beyan ederek Vakıf nezdinde geçen hizmeti dikkate alınmak suretiyle davalı Vakıf üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Vakıf vekili, davacının 15.11.2002 tarihinden itibaren davalı Vakıf ile bir bağı kalmadığını, Emekli Sandığı tarafından kendisine 2010 yılında yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, 08.09.2018 tarihinde başvuru yaparak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ancak zaten yaşlılık aylığı mevcut olduğundan talebinin yasal olarak mümkün olmadığını savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
2.Dahili davalı SGK vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, emeklilik işlemlerinde herhangi bir hata olmadığını ve kendi bağlı bulunduğu sağlık sigortası yönünde emekli olabileceğinden talebinin yasal olarak mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 02.03.2020 tarih ve 2018/461 E., 2020/173 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2022 tarih ve 2021/793 E., 2022/1633 K. sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı Kurum yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacıya 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığının sabit olduğu, söz konusu mahkeme kararının doğal sonucu olarak 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptal edilmesi gerekiyor ise de bu konuda karar verme yetkisinin İdare Mahkemeleri görevinde olduğu belirgin olduğundan, iptali gereken 5434 sayılı Kanun kapsamındaki aylık yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği ile davacının 506 sayılı Kanun geçici madde 81/C-bd maddesi kapsamında 59 yaşını ikmal etmesi durumunda tarafına aylığın bağlanacağının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, Kuruma vekalet ücreti verilemeyeceğini, davanın kabul edildiğini, aleyhe vekalet ücreti olmaması gerektiğini, lehe duruşma vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, tefrik kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Vakıf vekili, mevzuata göre hareket edildiğini, yaşlılık aylığı iptal edilmeden vakıf tarafından aylık bağlanamayacağını, önce idari yargıya gidilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.SGK vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vakıf ve SGK vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın niteliği gereği davalı sıfatında olan Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davanın açılmasına sebebiyet vermediği de gözetilerek aleyhine yargılama gideri verilmeyeceği yine talebe göre davanın kabul edildiği gözetilerek yargılama giderlerinin buna göre verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Vakıf ve Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığından "Feri Müdahil" ibaresinin silinerek yerine "Davalı" ibaresinin yazılmasına,
3.Bölge Adliye Mahkemesi hükmü tamamen silinerek yerine, "I-Davanın kabulüne,
A.Davacıya münhasıran davalı vakıf nezdinde geçen hizmeti dikkate alınarak 08.09.2018 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine,
B.Alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye karar harcı 391,70 TL'nin davalı Vakıftan alınarak hazineye irat kaydına,
C. Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvurma harcının davalı Vakıftan tahsili ile davacıya verilmesine,
Ç.Davacı tarafça karşılanan 678,25 TL yargılama giderinin davalı Vakıftan tahsili ile davacıya verilmesine,
D.DavalıVakıf tarafından karşılanan 250,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
E. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı Vakıftan alınarak davacıya verilmesine,
F. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
II-İstinaf yargılaması bakımından bakımından,
A.Davacı tarafça yatırılan istinaf harcının iadesine,
B.Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili ve Kurum vekilinin yüzüne, diğerlerinin yokluğunda 7036 sayılı Kanun'un 7/3. maddesinin yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi."ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde davacıya ilgilisine iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi