Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14842 K.2025/3684
10. Hukuk Dairesi 2024/14842 E. , 2025/3684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2306 E., 2024/1384 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/273 E., 2022/269 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 04.02.2011-31.03.2020 tarihleri arasında davalı nezdinde şoför olarak çalışmış ancak davalı taraf müvekkilin, 04.02.2011-25.11.2016 tarihleri arasındaki SGK primlerini yatırdığını, 25.11.2016-31.03.2020 tarihleri arsaındsaki SGK primleri ise yatırılmadığını belirterek, hizmetlerin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili normalde ... nezdinde kadrolu şoförlerle futbol takımını servis işleri yaptığını, ancak ekstra ihtiyaç duyulduğunda çağrılmakta, getir götür süresi de ortalama 2 saat en fazla 3 saat olduğunu, ancak çağırma işlemi düzenli olarak değil sadece ihtiyaç duyulduğu zaman yapıldığını, davacı 2016 tarihinde ihtiyaç sebebiyle SGK'lı olarak işe başlamış ve o tarihten sonra iş ilişkisi kurulduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, eylemli ve gerçek çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 2101200302378 sigorta sicil numaralı davacı ...'in ... iş yeri sicil numaralı davalı ... Spor Kulübü Derneği unvanlı iş yerinde;
-04.02.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 33 gün,
-01.01.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 36 gün,
-01.01.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 36 gün,
-01.01.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 36 gün,
-01.01.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 36 gün,
-01.01.2016 - 25.11.2016 tarihleri arasında aylık 3 gün olmak üzere toplam 35 gün,
olmak üzere 04.02.2011 - 25.11.2016 tarihleri arasında toplam 212 gün hizmet akdine tabi olarak ve bu dönemlerde geçerli olan prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, komşu işyeri sahipleri ve bordro tanığı beyanları tespit edilmeden sonuca gidildiğini, davacının çalıştığı spor kulübünün yoğun idmanları olduğunu, il ve ilçe dışında maçlar düzenlendiğini, müvekkilinin de tek şoför olarak çalıştığını beyan etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, hizmet akdine dayalı fiili ve tam zamanlı çalışmasının varlığının ispat edilemediğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555- 03.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Eldeki davada, Mahkemece verilen karar eksik araştırmaya dayalıdır.
Somut davada, davalı ... Spor Klubü Derneği'nin 19.07.1993 tarihinde kapsama alındığı ancak davalı nezdinde sigortalı bildiriminde bulunulmadığı anlaşılmakla, spor kulübünün futbol federasyonundaki kayıtları celp edilmeli, bu dönem itibari ile davalı nezdinde çalışan futbolcuların, teknik adamların mevcut olup olmadığı hususu araştırılmalı ayrıca davacının haftada iki gün sadece sporcuları araçla kulübe getirip götürme işinin hizmet akdinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı tartışılmalı; bu kapsamda davacının bu iş için kullandığı araç araştırılmalı, aracın ne şekilde kim tarafından temin edildiği ortaya konulmalı; davacının ücretlerini ne şekilde aldığı belirlenmelidir.
Öte yandan talep dönemi itibari ile federasyon kayıtlarından davacının talep döneminde çalışan re'sen tespit edilecek tanıkların kendi çalışma dönemleri de saptanarak, davacının çalışması kapsamında beyanlarına başvurularak, davacının hizmetleri tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.