Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13632 K.2025/3441
10. Hukuk Dairesi 2024/13632 E. , 2025/3441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş yerinde hamal ve tır soforü olarak 2013 yılından işten çıkarılma tarihine kadar ağır iş gücü gerektiren işlerde, hamal olarak çalıştırıldığını, malların taşımaları sırasında işveren yaklaşık 70-80 kg ağırlığı davacıya taşıttığını ve belinde ağır hasar meydana geldiğini, yaklaşık 1 sene yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu süreçte işverenin davacının hastaneye gitmesini sürekli engellediğini, her ne kadar davalı işveren tarafından davalı Kuruma iş kazası ile ilgili bildirim yapmamış olsa da davacının fiziken ağır çalışma koşulları ve taşımış olduğu yük neticesinde sakatlandığını iddia etmiş, müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalıştığı dönem içerisinde geçirmiş olduğu iş kazasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 23.04.2013 tarihi ile 20.03.2015 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığı, davacının bel rahatsızlığının işten ayrıldığı tarihten itibaren vuku bulduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna davacının çalıştığı dönemde iş kazası ile ilgili bir başvurunun bulunmadığı, Kurumca da buna ilişkin bir tespit yapılmadığı, dosya içerisinde davacının mesleki hastalık olan bel fıtığı hastalığına yakalandığına ilişkin davalı işveren yanında çalışırken hastalığına yönelik şikayet talebi veya hastane rapor ve kayıtlarına dosya içerisinde rastlanmadığı, davacı tarafa buna ilişkin süre verildiği ancak davacı tarafça çalıştığı dönem içerisinde her hangi bir rapor veya kayıtların Mahkemeye ibraz edilmediği, davacı tarafın tanığının dahi sakatlığın işe gitmediği dönemde oluştuğu yönünde beyanda bulunduğu, hal böyle olunca kazanın işçinin, işverenin emir ve talimatı altında olduğu bir dönemde meydana gelmediğine kanaat getirilerek davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu dosyada, davacının Kurum başvurusu ve ünite/komisyon kararı gereğince ihtilafın, davacının davalı iş yerinde çalışırken 15.12.2014 tarihinde iş kazası geçirip geçirmediği hususuna ilişkin olduğu, davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihte herhangi bir hastane müracaatının bulunmadığı, ayrıca bu dönemde geçici iş göremezlik kaydının da bulunmadığı,dosya kapsamında davacının iş kazası geçirdiğine ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair vermiş olduğu kararın yerinde olduğu değerlendirilmiş, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK'nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, davalı davalı Kurum vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla davalı Kurum yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.