Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/963 K.2025/3228

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/963 📋 K. 2025/3228 📅 03.03.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/963 E.  ,  2025/3228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1089 E., 2023/1745 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde meydana gelen 17.11.2011 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000TL maddi tazminatın ve 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 8.3.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 166.700,45 TL olarak arttırmıştır.
Davacı vekili birleşen davada hesap raporu ile maddi zararının 248.694.93 TL hesaplandığını mahkemece hükmedilen 166.700,45 TL ve 30.000 TL geçici ödeme düşülerek bakiye 51.994,48 TL nin kaza tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiş ve 3.11.2022 tarihli dilekçe ile asıl ve birleşen dava yönünden talebini 540.161.05 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl ve birleşen davanın kabulü ile 540.161,05-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; geçici ödemelerin mahsubunun hatalı yapıldığını, ödemelerin rapor tarihine kadar olan faizi ile mahsup edilmesi gerektiği halde ödemelere faiz işletilmemesinin hatalı olduğunu, ek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıya atfedilen kusur oranının fazla olduğunu, ceza davasındaki beyanların irdelenmediği, sürekli iş göremezlik oranının hatalı belirlendiğini, rapor tarihindeki asgari ücretin tazminat hesabına esas alınmasının, kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF-1931 tablosu esas alınmamasının, bu yönüyle hatalı tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu iş kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 19. Maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17. maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55. maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden ay başından başlar.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren 18. maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde, meydana gelen engellilik hâllerinin bütünü göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Ayrıca sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Dosya kapsamına göre Mahkemece SGK Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu kararı olmadan ATK 3.İhtisas Kurulundan rapor alındığı, ATK 3.İhtisas Kurulunun 4.2.2019 tarihli kararında, davacının iş kazasına bağlı sol el parmak kemiği kırığı ve tendon yaralanması nedeniyle E Cetveline göre %25 meslekte kazanma gücü kaybı bulunduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararından sonra istinaf aşamasında dosyaya giren SGK yazısında Kurum tarafında iş göremezlik oranının %15,20 olarak bildirildiği, Bölge Adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan ATK 3.İhtisas Kurulunun 23.2.2022 tarihli kararında "dosya içerisinde Yüksek Sağlık Kuruluna ait karar görülmediğine göre; Kurulumuzda yapılan muayene bulgularına göre; 17.11.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı Sol el 1-2-3-4. parmak hareketleri kısıtlılığı arızası nedeniyle E cetveline göre %25.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden 12.07.2012 tarihinde kadar geçen süre olduğu" kanaati bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair prosedür işletilmeden 2.3.2016 tarihli kök hesap bilirkişi raporu aldırıldığı , anılan raporda davacının dava dilekçesi ekinde sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %27 olarak belirlendiği gerekçesiyle sürekli iş göremezlik oranının % 27 oranı olarak esas alındığı buna göre davacının maddi zararının 166.700,45 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin raporda belirlenen miktar üzerinden talebini 08.03.2016 tarihli dilekçesi ile arttırdığı, Mahkemece davalı itirazı ve talebi üzerine davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair ATK 3.İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırıldığı, alınan raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %25 olduğunun belirlendiği, dosyanın yeniden maddi zararın tespitine yönelik ek rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edildiği, 17.4.2019 tarihli rapor ile maddi zararın 248.694,93TL olarak hesaplandığı ve davacı tarafından hesap raporu ile belirlenen tutarın birleşen davaya konu edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin maluliyet oranının kesinleştirilmesi ve kusur oran ve aidiyetini belirlemek üzere rapor alınması gerektiğine dair kaldırma kararı sonrasında ATK 3.İhtisas Kurulundan tekrar rapor alındığı ve davacının %25.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, hükme esas alınan 18.10.2022 tarihli hesap raporunda bakiye ömür süresinin belirlenmesinde önceki hesap raporlarında davacı vekilince PMF 1931 yaşam tablosuna itiraz ve bu konuda talep olmadığı halde TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak, bilinen dönem sonu 31.10.2022 tarihi olmak üzere ve iş göremezlik oranı %15,20 ,%25 ve %27 oranına göre seçenekli esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin %25 iş göremezlik oranına göre hesaplanan 540.161,05 TL tutarı esas alarak davayı ıslah ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle sürekli iş göremezlik oranına ilişkin prosedür Kurumdan başlatılmak suretiyle Yüksek Sağlık kurulundan da sorularak tekrar tespit edilip, tüm veriler dikkate alındığında Kurum belirlemesi ile Adli Tıp kurumu arasında çelişki oluştuğu gözetilerek Adli Tıp Kurumu 2. Üst kurulundan çelişkileri giderici rapor alınarak sürekli iş göremezlik oranının başlangıç tarihi itibariyle belirlenmesidir.
Diğer taraftan yukarıdaki prosedür işletilmeksizin düzenlenen hesap raporu ile belirlenen 166.700,45 TL tutar bakımından davacı aleyhine usuli hak doğduğu kabul edilemez. Ancak bu tutarın hesaplanmasında esas alınan PMF 1931 kapsamındaki hesaba itiraz edilmemiş olması hasebiyle daha sonra 540.161,05 TL olarak belirlenen zarara esas raporun TRH 2010 tablosuna göre hesaplanması hatalı olup, 540.161,05 TL olarak belirlenen zararı davacının temyiz etmemiş olması karşısında anılan rapora PMF 1931 tablosu uygulanarak zarar hesabı yapılmalı ,ayrıca geçici ödeme kapsamında yapılan ödemeler de temyizin kapsamına göre ödeme tarihinden rapor tarihine kadar olan dönem bakımından faizi ile hesaplanarak mahsup edilmelidir, ancak alınacak yeni hesap raporunda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak bilinen dönemin ileri çekilmemesi gerektiği hususu da ayrıca gözetilmelidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.