Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2062 K.2025/3230
10. Hukuk Dairesi 2024/2062 E. , 2025/3230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/348 E., 2023/669 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı ...'ın davalıya bağlı Hatay Serinyol ... Müdürlüğünde kadrolu işçi olarak hizmet akdiyle çalışırken 30.05.2014 tarihinde uğradığı iş kazası sonucu 05.06.2014 tarihinde hayatını kaybettiğini, müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kalan davacıların maddi zarara uğradıklarını belirterek, davacı eş ... ve çocuklar ..., ... ile ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL şer maddi tazminatın, davacı eş ... için 75.000,00 TL ve çocuklar ..., ... ile ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL şer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini ... için 479.921,54 TL, ... için 165.751,38 TL, ... için 143.518,64 TL ve ... için 117.729,32 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hatay İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, iş yeri dışında meydana gelen kaza ile idarenin iş ve eylemleri arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, idarenin kusurunun olmadığını, şifahi emirle gidildiğinden olayın iş kazası olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli 2019/1 E., 2021/126 K sayılı kararıyla; eş ... lehine 479.921,54 TL, maddi ve 75.000 TL manevi çocuk ... lehine 165.751,38 TL maddi ve 50.000 TL manevi, çocuk ... lehine 143.518,64 TL ve 50.000,00 TL manevi ve çocuk ... lehine 117.729,32 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihi 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "davacılar desteği sigortalı ...'ın davalıya bağlı Hatay Serinyol ... Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığı, olay günü işyeri müdürü olan ...'ın aynı iş yerinde işçi olarak çalışan...'nın alkollü olduğunu ailevi sebeplerden dolayı tüpü açıp intiharı düşündüğü bilgisini verip,...'nın işyerinde çalışan diğer işçilerle beraber hastaneye götürmelerini istediği, sigortalı ...'ın bu amaçla iş yeri çalışanları ...ve ...ile beraber yardım amacıyla...'nın evine gittiği,...'nın alkollü olduğu ve intihar etmek için hava gazını açmış olduğu, yardıma gelen işçilerin...'ı evin dışına çağırmalarına rağmen,...'ın eve girmeleri hususunda ısrarı üzerine işçilerin eve girdikleri,...'ın bu esnada sigarasını yakmak için çakmağını ateşlemesi sonucu meydana gelen patlama ve yangın neticesinde sigortalı ...'ın ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşılmakla, anılan şekilde gerçekleşen iş kazasının yapılan işin niteliği ile ilgili olmadığı gibi işçileri yardım amacıyla görevlendiren iş yeri yetkilisi ...'ın da bu kazayı öngörerek tedbir almasının beklenmeyecek olmasına ve olayın gerçekleşmesinde...'nın tam kusurlu olduğunun açıkça anlaşılabilir olmasına göre, iş kazasını işverene bağlayan illiyet bağının... eylemi ile kesildiği,...'nın olay anındaki eyleminin yapılan işle ilgili olmamasına göre kusurundan davalı işverenin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında kusursuz olarak sorumlu tutulmasının da mümkün olmamasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmeler içeren kusur raporuna itibarla kabul karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrası davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk kararda hükmedilen manevi tazminatlar kesin olduğu halde, manevi tazminatları da kapsayacak şekilde bozma yapılmasının hatalı olduğunu, kusurun yeterince araştırılmadığını, haricen yaptıkları araştırmada rücu davası olduğunu ve bu dosyada alınan kusur raporunda ... işçiye kusur atfedilmediği;...'ya %80 ve işveren vekiline %20 oranında kusur atfedildiğini, kusur raporunda da belirtildiği gibi işveren adına hareket eden yetkilinin intihar edeceğini belirten çalışanın evine sağlık veya güvenlik birinlerinin intikalini sağlamak yerine iş yeri çalışanlarını göndererek güvenliklerini tehlikeye attığını, işverenin bu nedenle kusurlu olduğunu, vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini, davanın reddi nedeniyle davacılar yönünden ayrı ayrı sekiz tane ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle kararın bozmaya uygun olmasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan alacak kalemleri yönünden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir. Yine 13. maddenin 4. fıkrasında "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü gereği aynı dava sebebine dayalı olarak, birden fazla davacının vekili olarak birlikte dava açıldığı ve davada aynı sebeple ret kararı verildiğinden, davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, avukatlık ücretinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Temyiz olunan Ankara 28. İş Mahkemesinin 21.12.2023 tarih ve 2023/348 E.- 2023/669 K. sayılı ilamının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 7 ve 8. paragraflarının silinerek yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine" ibareleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.