Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15781 K.2025/3135

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15781 📋 K. 2025/3135 📅 27.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15781 E.  ,  2025/3135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1634 E., 2024/1706 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/96 E., 2022/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarece, 15.12.2020 tarih 2020/HB/60 sayılı taraflarına tebliğ edilmeyen denetmen raporuna istinaden, 2019/4 döneminde raporda belirtilen çalışanların prime esas kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğinden bahisle ilgili döneme ilişkin ek aylık prim ve hizmet bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmesine karar verildiğini, ek prim bildirgesi tahakkukuna istinaden 2.532,92 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 03.02.2021 tarih 19670886 evrak numaralı dilekçe ile itiraz edildiğini, SGK'nın ilgili komisyonu tarafından itirazlarına herhangi bir cevap verilmediğini, zımni ret süresi 03.04.2021 tarihinde dolduğundan yasal süre içerisinde huzurdaki davayı açma gereği doğduğunu, müvekkili şirketin, Kurumsal yapısı gereği çalışanlarının prime esas kazançlarını eksiksiz olarak davalı Kuruma bildirdiğini, yirmi personelin 2019/4 döneminde yol ücretinin prime esas kazanca dahil edilmediği iddiasıyla düzenlenen ek prim tahakkuku ve ek prim tahakkukuna dayanak denetmen raporunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğundan davalarının kabulüne karar verilmesini, uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücretin, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağ olduğunu, bu duruma göre işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, mülga 506 sayılı Kanun'un 77/2. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin b fıkrasında sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan" ayni yardım" olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerektiğini, bu nedenlerle davalarının kabulüne karar verilmesini, 15.12.2020 tarih 2020/HB/60 sayılı denetmen raporunun iptalini, 1097605.41 sayılı aylık prim ve hizmet bildirgesi belge talebi işleminin ve ek prim tahakkukunun iptalini, Kurumca haksız olarak tahsil edilen toplam 2.532,92 TL'nin yasal faizi ile birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının 15.12.2020 tarih 2020/HB/60 sayılı denetmen raporunun iptaline, 1097605.41 sayılı aylık prim ve hizmet bildirgesi belge talebi işleminin iptaline, Kurumca haklı olarak tahsil edilmiş olan 2.532,92 TL'nin yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesi istemi ile dava açmış bulunduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının davasının usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerektiğini, davacı tarafın 15.12.2020 tarih 2020/HB/60 denetmen raporuyla da sabit olacak şekilde bünyesinde çalışanların prime esas kazançlarını müvekkil Kuruma eksik bildirdiğini, bu sebeple davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu Kurumun davacıdan tahsil ettiği 2.532,92 TL de davacının hukuka aykırı işleminin tespiti sebebiyle olduğunu, bu nedenlerle davacının taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmenince hazırlanan denetim raporu, Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı işveren tarafından nakdi olarak verilen yol ücretlerinin prime esas kazanca tabi tutulmasının mevzuat hükmü gereği olduğu bu nedenle, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu anlaşılmış istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket Kurumsal yapısı gereği çalışanlarının prime esas kazançlarını eksiksiz olarak davalı Kuruma bildirmekte olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla, yedi personelin 2019/4 döneminde yol ücretinin prime esas kazanca dahil edilmediği iddiasıyla davalı idarenin 2019/1-12 dönemine ilişkin asgari ücret desteği iptali işlemi ölçüsüz olup, ayni yardım niteliğinde bulunan bu ödemenin prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığını, işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, mülga 506 sayılı Kanun'un 77/2. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin b fıkrasında sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan" ayni yardım" olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerektiğini, davalı Kurum tarafından yayınlanan 04.08.2017 tarihli genel yazı ile yol yardımlarının nakit olarak yapılmasının ödemenin mahiyetini değiştirmediği, davaların Kurum aleyhine sonuçlandığı, Yargıtay tarafından da bu yöndeki kararların onandığı belirtilerek Mahkemelerce verilen kararların kesinleşmesi beklenmeden talep halinde ve başvurudan itibaren 30 gün içinde iadesi gerektiği vurgulanarak 22.07.2016 tarihli genel yazı ile getirilen uygulama değiştirildiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2006/4180 E. 2007/1193 K. 05.02.2007 tarihli kararında yüksek Mahkeme, ayni yardımların aynen sağlanması ile bedelinin ödenmesi arasında bir fark olmadığına, her iki durumda da bunların prime esas kazanca dahil edilmeyeceğine karar verdiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/13375 E. 2016/10507 K. 23.06.2016 tarihli kararı da yol parası ve yemek parası ödemelerin sigorta primine esas kazançlara dahil edilmemesi gerektiği yönünde olduğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/1448 E. 2019/9995 K. sayılı ilamında, "...Somut olay bakımından ise Mahkemece yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç matrahına dâhil edilmemesi gerektiğine dair yaklaşım isabetli ise de yol yardımlarının yapılıp yapılmadığı ile Kuruma fazladan ödenen prim miktarının yöntemince belirlenmesi gereklidir..." denilerek yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç matrahına dahil edilmemesi gerektiğine dair yaklaşımın isabetli olduğuna işaret ettiğini, davalı idarenin, sigorta primine esas kazanç içerisinde sayılmayan ve ayni yardım niteliğinde bulunan yol yardımlarını, prime esas kazanç gibi değerlendirmek suretiyle müvekkil aleyhine 2019/1-12 arası teşvik iptali sonucu ilgili dönemlere ilişkin haksız olarak tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline, ilgili borca istinaden Kurumca tahsil edilen 12.669,10 TL'nin iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 15.12.2020 tarih, 2020/HB/60 sayılı denetmen raporunun iptali ile 1097605.41 sayılı aylık prim ve hizmet bildirgesi belge talebi isteminin ve ek prim tahakkukunun iptali ve davalı Kurum tarafından tahsil edilen 2.532,92 TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi hususuna ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.