Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13208 K.2025/3125

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/13208 📋 K. 2025/3125 📅 27.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/13208 E.  ,  2025/3125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/757 E., 2024/1911 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/154 E., 2022/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi...'in 2000 yılı Ocak ayından, 07.11.2016 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, işten ayrılmadan önceki son yılında haftalık 500 TL olmak üzere aylık 2.000 TL ücretle çalıştığını, hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının eksik bildirildiğini belirterek tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde, müteveffanın 2000 yılı Ocak ayı başlangıcından itibaren çalışmaya başladığını ve almış olduğu ücretin her yıl asgari ücretin 2 katı oranında olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı davaya cevap vermemiş, vekili duruşmalarda davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 'in 1015430.26 sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde 06.06.2002-02.11.2022 ve 15.01.2003-17.11.2016 tarihleri arasında çalışmalarının görüldüğünü bu dönemlere ait işe giriş bildirgelerinin bulunduğunu, kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını, kayıtların resmi belge niteliğinde olduğunu ve aksinin ancak eş değer bilgi ve belgelerle ispat edilebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm yargılama neticesinde; tanık beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm delillerin toplanması neticesinde davacının davalı iş yerinde işe başlangıç tarihinin tanıklar ...'in beyanından kendisinin işten ayrılmasından bir hafta kadar sonra kendi yerine davacının başladığı yönündeki beyanı, tanıklar ... ve ...'nın beyanlarında kendilerinin 2000 yılı Şubat ayında işten ayrıldıklarında davacının işyerinde çalışmasının olmadığı yönündeki beyanları, 09.05.2000 tarihinde davalı işyerinden sigortalılığı başlayan Tanık ...'in beyanında davacıyı kendisinin bulup işyerine getirdiği yönündeki beyanı (tanığın beyanından davacının çalışmaya başlamasından daha sonra olduğunun anlaşıldığı,) tanık Murat'ın da davacının kendisinden önce 4-5 sene çalışmasının olduğu yönündeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerinde çalışmaya başlangıç tarihinin 15.05.2000 olarak kabul edilmesi gerektiği, iddia edildiği gibi başlangıç tarihinin 2000 yılı Ocak ayı olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, yine tanıkların beyanlarından davacının davalı işyerinden en son 07.11.2016 tarihine kadar olan süreçte işten çıkış ve tekrar giriş yapılan tarih aralıklarında da sigortalı sayılacak şekilde kesintisiz şekilde çalıştığı, davacı taraf ücretinin asgari ücretin 2 katı kadar tutarında olduğunu belirtmiş ise de yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda davacının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği, bu suretle davacının 15.05.2000 tarihinden 07.11.2016 tarihlerine kadar sigortalı sayılacak şekilde kesintisiz ve tam süreli olarak asgari ücret ile çalıştığının tespiti ile bu kapsamda (bildirilen günler dışlanmak sureti ile ve istirahatli günler dikkate alınarak 2004/12. ayı için 20 gün, 2011/7. ayı için 26 gün, 2013/7. ayı için 26 gün, 2016/3. ayı için 28 gün, 2016/10. ayı için 10 gün olmak kaydıyla) 2000 yılı için 226 gün, 2001 yılı için 360 gün, 2002 yılı için 214 gün, 2003 yılı için 14 gün, 2006 yılı için 28 gün eksik bildirilen sigorta prim gün sayısının olduğunun tespit edildiği, sigorta prim gün sayısı yönünden talep edilmiş olan fazlaya ilişkin talep ile davacının çalışmasının geçtiği davalı iş yerindeki ücretinin asgari ücret üzerinde olmasının ispatlanamadığı ve sübut bulunmaması nedeniyle prime esas kazanç talebinin de reddinin gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1-Haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiği,
2-Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
3-Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğu,
gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1-Mahkemece yeniden yargılama yapılmasının gerektiği,
2-Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,
3-Kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığı,
4-Kayıtların resmi belge niteliğinde olduğu,
gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların murisi...'in Ocak/2000-Kasım/2016 tarihleri arası davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti ile prime esas kazancın belirlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.