Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13172 K.2025/3132
10. Hukuk Dairesi 2024/13172 E. , 2025/3132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/658 E., 2024/595 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1976-1987 yılları arasında mevsimlik işçi olarak, her yıl Mayıs ayından Aralık ayına kadar davalının işinde çalıştığını, bu çalışmalarından bir kısmının Kuruma bildirilmediğini belirterek 01.05.1976-31.12.1987 yılları arasındaki, Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; davacının çalışmasına ilişkin kayda rastlanmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddia ettiği dönemlerde farklı işverenler nezdinde çalıştığını, .... sicil numaralı .... Başmühendisliği işyerinde 08.06.1976-31.08.1976 arasında, Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü işyerinde 01.09.1982-../09/1982 arasında çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne davacının 01.05.1976-31.12.1976, 01.05.1977-31.12.1977, 01.05.1978-31.12.1978, 01.05.1979-31.12.1979, 01.05.1980-31.12.1980, 01.05.1981-31.12.1981, 01.05.1982-31.12.1982, 01.05.1983-31.12.1983, 01.05.1984-31.12.1984, 01.05.1985-31.12.1985, 01.05.1986-31.12.1986 ve 01.05.1987-31.12.1987 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu tarih aralıkları için her yıl ayrı ayrı 245 gün olmak üzere toplamda Kuruma bildirilmeyen 2940 gün hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekiller tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.03.2023 tarihli kararıyla, "... 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.05.1976-31.12.1987 yılları arasındaki hizmetinin tespitini istemiş; mahkemece davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
2.Somut olayda, davanın 12.12.2013 tarihinde açıldığı, davacı adına davalı işyerinden ilk işe giriş bildirgesinin 08.06.1976 tarihinde verildiği, 08.06.1976 öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gözetildiğinde, kabul kararı verilen 08.06.1976 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3.Tespitine karar verilen ve hak düşürücü süreye uğramayan diğer dönemler açısından da davacının dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerinin ve davalı işverenlikte geçen, bildirimi yapılan dönemlerin dışlanması ayrıca ağaç dikim sezonlarının ilgili Kurumdan sorularak sezon dönemlerinin araştırılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin14.08.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 08.06.1976-31.12.1976, 01.05.1977-31.12.1977, 01.05.1978-31.12.1978, 01.05.1979-31.12.1979, 01.05.1980-31.12.1980, 01.05.1981-31.12.1981, 01.05.1982-31.12.1982, 01.05.1983-31.12.1983, 01.05.1984-31.12.1984, 01.05.1985-31.12.1985, 01.05.1986-31.12.1986 ve 01.05.1987-31.12.1987 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu tarih aralıkları toplamda Kuruma bildirilmeyen 2902 gün hizmetinin bulunduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı ... vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
2- Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin 2. fıkra hükmü gözetildiğinde 12.12.2013 tarihinde açılan davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince, karar başlığında feri müdahil sıfatı ile gösterilip, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığındaki "Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı" ibaresinin silinerek yerine "Davalı ... Kurumu Başkanlığı" yazılmasına, hükümde yer alan "Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunanan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" ibarelerinin silinerek yerine "Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunanan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.