Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13499 K.2025/3126

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/13499 📋 K. 2025/3126 📅 27.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/13499 E.  ,  2025/3126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1857 E., 2024/1668 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/43 E., 2023/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 02.05.2020-15.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının müvekkili çalışanı olmadığını, davanın, husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkiline ait işyerinde kanun hükümlerine uygun şekilde çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının tamamen kendi isteklerine göre hareket ettiğini, kendi isteğiyle dilediği gün dilediği bölgede bulunduğunu; şu anda düzenli olarak ... adlı işverenin yanında bulunduğunu, onun istekleri doğrultusunda hareket ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, hizmet ilişkisi kabul etseler dahi davacının haksız sebeple, kendisi istifa etmiş durumunda olacağını, davacının başka işverenlerin "hamallık" olarak tanımlanmakta olan işleri yaptığını, bordro tanıklarının anlatımları ile davacının müvekkil çalışanı olmadığını ileri sürerek; davanın reddini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığına dair herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığını, Kurum kayıtlarında 2 9524 01 01 1313516 007 20 86 sicil no.lu dosyada işlem gören ... adına işyeri dosyasında davalıya ait işyerinden ... adına gün-hizmet bildirilmediği, sigortalının oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunlu olduğunu, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı, Yargıtay’ın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, davacı ile aynı işyerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görünen tanık beyanları ile değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde 02.05.2020 - 15.09.2020 tarihleri arasında hizmet akdini tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ve fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında çalıştığına dair müvekkili Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğunu, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen incelemeye tabi olduğunu, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, dosyanın eksik araştırma ve inceleme neticesinde objektif ölçütlere dayanmayan tanık beyanları doğrultusunda karara çıkmış olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 02.05.2020-15.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.