Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15255 K.2025/2991

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/15255 📋 K. 2025/2991 📅 26.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/15255 E.  ,  2025/2991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2106 E., 2024/2230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/297 E., 2024/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı birleşen dava davalısının emekli aylığı almakta iken davalı ... Sağlık ve Yaşam Ürünleri Ticaret A.Ş. nezdinde 02.03.2012 -05.06.2012 ve 24.12.2012-09.03.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesi iptal edilerek, ödenen aylıkların yersiz ödeme olduğu gerekçesiyle borç bildirim belgesi gönderildiğini, davacı birleşen dava davalısının çalışmasının gerçek ve fiili çalışmaya dayalı olduğunu, davacı birleşen dava davalısının şirketin Antalya sorumlusu olarak çalıştığını, ağ pazarlama sistemi içerisindeki üyelerle temsilcilerle şirket arasındaki koordinasyonu ve iletişimi sağladığını, davacı birleşen dava davalısının şehir içinde ve şehir dışmda yapılan toplantılara katıldığını, .... Mah. .. Cad. 14. Dallar Apt. No:ll/13 .... Antalya adresinde yer alan ofiste çalışmasına devam etmekte iken şirketin iş prensiplerinin değişmesi neticesinde ofise bağımlı olmadan doğrudan sahada üye ve müşteri ziyaretleri ile homeofis çalışmasma devam ettiğini, 2016 yılında firmanm kapanması ile işine son verildiğini beyanla sigortalı hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptaline yönelik kurum işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
2. Birleşen karşı davada davacı Kurum vekili, yersiz ödenen aylıklara ilişkin olarak başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kurum denetmenleri tarafından yapılan denetimlerde davacı birleşen dava davalısı adına yapılan gerçek bir çalışma olgusuna dayanmadığının tespit edildiğini ve bu yönde denetmen raporunun tanzim edildiğini, 506 sayılı Kanun'un 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirtildiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, ücret tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı vs. belgelerin Mahkemece celp edilerek istenmesi ve çalışma olgusunun somut ve inandırıcı yazılı deillerle açıkça ortaya konulması gerektiğini beyan ederek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Birleşen davada, davalı vekili cevap dilekçesinde, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı birleşen dava davalısının itirazının iptali talebinin reddine ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığını, dinlenen tanık beyanları ile bu hususun ispatlandığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlıkta asıl dava Kurum işleminin iptali birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı birleşen dava davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.