Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5194 K.2025/2905
10. Hukuk Dairesi 2024/5194 E. , 2025/2905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/400 E., 2024/27 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ....'nın 07.01.2013 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde havuzda boğulmak suretiyle hayatını kaybettiğini belirterek her bir davacı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, baba ... ve anne ... için 15.000'er TL her bir kardeş için 7.500 TL olmak üzere toplam 75.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile 24.07.2013 tarihinde davanın tüm yönleri ile anlaşmaya vardıklarını bu anlaşmaya göre karşı tarafın davasından feragat etmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.01.2016 tarih ve 2015/518 Esas 2016/27 Karar sayılı kararı ile davacılar ile davalı tarafının dava açıldıktan sonra aralarında anlaştıkları, toplam 180.000 TL bedel karşılığında davacıların davalı tarafı kayıtsız ve şartsız olarak sulh ve ibra ettikleri, ibranamenin imzalanması sırasında hukuki yardım da alan davacıların, davalılar tarafından yasal olarak yapılması mümkün olmayan şeyleri vaat ettiğinden bahisle iradelerinin fesada uğradığı iddiasına değer vermenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2018 tarih ve 2016/12487 Esas - 2018/1063 Karar sayılı ilamı ile davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi ile davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hüküm yerinde ise de davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, davacı tarafa 07.01.2013 tarihinde gerçekleşen ....nın vefatına ilişkin olayın iş kazası olduğuna ilişkin SGK‘ya başvuruda bulunmak ve gelir bağlatmak üzere süre vermek, SGK tarafından başvurunun reddi halinde iş kazası tespiti ve iş kazası sigorta kolundan gelir bağlatılması istemli dava açmak üzere davacıya önel vermek, açılan davanın sonucu beklenilerek, çıkacak sonuca göre, tarafların olayın gerçekleşmesine etki eden kusur durumlarını tespit edecek mahiyette iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden rapor almak, devamla davacıların tazminat alacağının tespitine girişilerek davacıları bağlayan 24.07.2013 tarihli ibraname ile ödendiği belirtilen 180.000 TL’nin 105.000,00 TL’lik kısmının davacı anne ve babanın maddi tazminat alacaklarının ne kadarlık bir kısmını karşıladığını gözetmek suretiyle, (TBK 420. maddesi kapsamında) alacağın tamamını karşılamayan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek davacı ana ve babanın ödeme ile karşılanmayan maddi tazminat alacağını belirlemek ve bakiye tazminat alacağından TBK 55. maddesi gereğince davacı anne ve babaya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmını tenzil etmek, borçlulardan biri hakkındaki feragatın diğerlerine etkisini değerlendirmek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 22.12.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece davalı vekilinin tüm, davacılar vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek " uyulan bozma kararı kapsamında davanın açıldığı 07.12.2012 tarihinde sonra davacılara yapılan 24.07.2013 tarihli ödeme kapsamında davacı anne ve babanın maddi tazminat alacaklarının karşılandığı anlaşılmakla davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalıp kalmadığı bu yönle (önceki bozma kararı kapsamında davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi ile davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hükmün bozma kapsamında tutulmuş olması nedeniyle bu kısımla ilgili davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında ret kararı, yargılama gideri ve vekalet ücreti yerinde olmakla beraber) usuli kazanılmış hak kapsamında davacı anne ve babanın maddi tazminat istemleriyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekip gerekmediği, giderek davanın açıldığı tarihte davacıların haklılık durumuna göre davacılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile "davacılar .... ve ... yönünden; maddi tazminat alacağı taleplerinin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılar .... ve ... yönünden; manevi tazminat alacağı taleplerinin reddine, davacılar ...., ... ve ... yönünden; maddi tazminat alacağı ve manevi tazminat alacağı talepli davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin kazanılmış hak durumuna ve aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırı olduğunu, davacılar ...,...,...,...,ve ...hakkında hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önceki temyiz dilekçelerinde yer alan kardeşlere maddi tazminat hesap edilmesi gerektiğini, anne ve baba lehine maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, bakiye ömür tespitlerinin hatalı olduğunu, desteğin kazancının sadece asgari ücret üzerinde değerlenidirilmiş olmasının hatalı olduğunu ileride gelirinin en az asgari ücretin kaç misli düzeyinde olabileceği ihtimal dahilinde olmasına rağmen sadece asgari ücret üzerinde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, yapılan ödeme içerisinde kardeşlere de maddi tazminat ödemesi yapıldığı kabul edilerek anne ve baba maddi tazminat alacağında yapılan ödemeyi bu şekilde gözetmek gerektiğini, hesabın denetime elverişli olmadığını, rapora itirazlarının karşılanmadığını, davalı lehine ret vekalet ücreti takdir edilmesinin usuli kazanılmış hakka aykırı olduğuna ilişkin temyiz talebinin de devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde bir Mahkeme hükmünün hangi hususları kapsaması gerektiği açıklanmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (c) alt bendine göre hüküm; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir.
Yukarıda belirtilen ilgili hukuk uyarınca bir Mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; Mahkemece davacılar...,...,...,...,'nın talepleri hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Öte yandan, Mahkemece uyulan bozma ilamında açıkça "önceki bozma kararı kapsamında davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi ile davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hükmün bozma kapsamında tutulmuş olması nedeniyle bu kısımla ilgili davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında ret kararı, yargılama gideri ve vekalet ücreti yerinde olduğu" belirtilmekle, Mahkemece bozma ilamına uygun olarak reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davalı lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.