Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11626 K.2025/2568

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11626 📋 K. 2025/2568 📅 20.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/11626 E.  ,  2025/2568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/608 E., 2024/786 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/587 E., 2024/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanunun Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Genel dava şartlarının yanında tespit davasının dinlenebilmesi için tespit davasının konusunun yalnızca bir hukuki ilişki olması ve davacının bu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı hususunun hemen tespitinde de hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Kural olarak davacı tarafından tespiti istenen hukuki ilişkinin hali hazırda mevcut olmasının gerektiği tespit davasında, bir hukuki ilişkinin mevcut olması tek başına anılan davayı açmaya yetki vermeyeceğinden, açılan her dava için dava şartı olan hukuki yararın mevcudiyeti bilhassa önem arz eder. Bu sebeple tespit davası açan davacı kural olarak davada hukuki yararının bulunduğunu iddia ve ispatla da mükelleftir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 106. maddesinde tespit davası; “(1) Tespit davası yoluyla, Mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
(3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) “Dava şartları” başlıklı 114. maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
Eldeki dava dosyasında davacı vekili davayı hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıklarını ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istediklerini belirterek, 5510 sayılı Kanunun Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacının talebi yukarıda sayılan bilgiler ve mevzuat hükümleri çerçevesinde irdelendiğinde, iadesi gereken prim tutarına yasal faiz işletilmesinin Kanuni düzenlemenin gereği olduğu ve bu konuda açılan tespit davasında da davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle mahkemece belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.