Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12208 K.2025/2488
10. Hukuk Dairesi 2024/12208 E. , 2025/2488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/65 E., 2024/1264 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/699 E., 2022/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emekli olabilmek için Kurumdan aldığı bilgi doğrultusunda Terme'de bir tekstil fabrikasında çalışarak emekli olmaya hak kazandığını, 4 yıl Kurumdan emekli maaşı aldığını, sonra bu emekli maaşının Kurumca kesilerek kendisine yersiz ödeme çıkarıldığı, çalışmalarının fiili olmadığı sebebiyle almış olduğu emekli maaşlarının Kurum tarafından geri istendiğini belirterek, müvekkilinin almakta olduğu maaşın davalı SGK Kurumunca iptaline ve 20215515002100 dosya numaralı ve 16.3.2021 doğuş tarihli 119.540.83 TL yersiz ödenen aylıkların ve 20215515003000 dosya numaralı ve 02.04.2021 doğuş tarihli 6.974.92 TL bayram ikramiyelerinin iadesine ilişkin işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sürelerin iptaline ilişkin Kontrol Memurluğu raporunda; incelemeye konu iş yerinde çalıştığı iddia edilenler ile diğer tanık beyanları, Kontrol Memurluğunca yapılan denetimde iş yeri adresinin gayri faal ve harabe halde olması, uzun zamandır kullanılmıyor oluşu hususlarının yer aldığını, tüm deliller birlikte değerlendirilerek incelemeye konu iş yerinden yapılan bildirimlerin 07.06.2016 tarihi itibari ile gerçeği yansıtmadığını zira bu tarih itibari ile iş yerinin fiilen terk edildiğinı ve çalışmanın sonlandırıldığının tespit edildiğini, yapılan bu tespit neticesinde belirtilen tarihten sonra ilgili iş yerinden bildirilen sigortalılıkların iptal edildiğini, ayrıca davacı adresi ve davacının yurt dışında yaşadığına yönelik beyanı dikkate alındığında iddia edildiği gibi fiili bir çalışmanın olmadığını, zira bir kişinin yurt dışından gelip yalnızca on gün için işe girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan hizmet bildirimlerinin sadece emeklilik için sürenin doldurulmasına yönelik kağıt üzerinde bir bildirim olduğunu, fiili çalışmanın mevcut olmadığını beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada Kurum işleminin aksi içeren hiçbir delile rastlanılamaması nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının iptale konu hizmetlerinin bildirildiği işyerinin hizmet dönemi öncesinde ve devamında faaliyetini durdurarak kapalı olduğunun vergi yoklama tutanakları ve sigortası iptal edilmeyen tanık beyanları ile sabit olduğunu anlaşılmakla Mahkemenin davacının faal olmayan işyerindeki 10 günlük çalışmasının gerçek olmadığının kabulünde isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iptale konu 10 gün çalışmasının fiili ve gerçek olduğunu, tanıkların lehe beyanlarının dikkate alınmadığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.