Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2403 K.2025/1983
10. Hukuk Dairesi 2025/2403 E. , 2025/1983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2013 E., 2024/2370 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/495 E., 2022/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.07.2019 tarihi itibariyle yurt dışı borçlanmasının, yurt dışı sigorta başlangıç tarihinden itibaren borçlanabileceğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yurt dışı borçlanma işlemlerinin kanuni süresinde tamamlanmadığını, borçlanmanın iptali işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarih, 2021/495 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarih, 2022/1903 Esas, 2024/167 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "....talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında ve 21.10.2021 tarihinde geçerli ve davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının 29/07/2019 tarihinde yapmış olduğu başvurunun geçerli sayılmasına ve 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkin talebin reddine, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 21.10.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki davada davacı, 29.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiş, Mahkemece bozmaya uyularak, yurt dışı borçlanma talebinin, dava tarihi olan 21.10.2021 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş, davacı talebinin kısmen kabul ve kısmen reddedilmesi karşısında yargılama giderlerinin buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;.
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine;
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "3-) Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafın yatırmış olduğu 59,30-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, " yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine " 4-) Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı tarafça yapılan 414,50 TL yargılama masrafının takdiren 207,25TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 6 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "Davalı tarafından yapılan 441,60 TL yargılama masrafının takdiren 220,8 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.